Yerel yönetimlerin en önemli sorumluluklarından biri şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkesidir. Kamu kaynaklarının kullanımı ve personel alım süreçleri, yalnızca idari bir konu değil, doğrudan kamu vicdanını ilgilendiren bir meseledir.
Son dönemde Bornova Belediyesi’nde gerçekleştirildiği öne sürülen personel alımları kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. İddialara göre belediyenin iştiraki BORBEL A.Ş. üzerinden Mart ayında 78, Haziran ayında ise 100 kişinin daimi işçi statüsünde işe başlatıldığı belirtiliyor. Kısa süre içinde toplam 178 kişilik istihdam iddiası, “gerçek ihtiyaç mı var, yoksa farklı bir planlama mı söz konusu?” sorularını gündeme taşıyor.
Belediye yönetimi açısından bakıldığında, her yeni personel alımı doğal olarak ihtiyaç analizi ve bütçe dengesi çerçevesinde açıklanmalıdır. Ancak kamuoyunda bu süreçlerin yeterince şeffaf yürütülmediği yönünde eleştiriler de dile getiriliyor.
İlçede konuşulan bir diğer iddia ise İŞKUR üzerinden verilen ilanlara rağmen işe alım süreçlerinin büyük ölçüde belediye yönetiminin insiyatifinde şekillendiği yönündedir. Resmi prosedür gereği ilanların açıldığı, ancak seçim ve değerlendirme süreçlerinin nasıl yürütüldüğüne dair kamuoyuna yeterli bilgilendirme yapılmadığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Bu iddialar bağımsız olarak doğrulanmış değildir; ancak tartışmaların merkezinde şeffaflık eksikliği algısı yer almaktadır.
Bornova Belediyesi’nde tartışma konusu olan bir diğer önemli başlık ise denetim mekanizmalarıdır. İddialara göre belediye meclis üyeleri ve denetim komisyonu tarafından personel alımlarıyla ilgili yöneltilen bilgi taleplerine yeterli düzeyde geri dönüş yapılmadığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Bu durum, karar alma süreçlerinin ne kadar denetlenebilir olduğu sorusunu da beraberinde getirmektedir.
Bornova Belediyesi daha önce de “bankamatik personel” iddialarıyla kamuoyunun gündemine gelmişti. Bu nedenle yapılan her yeni personel alımı daha fazla dikkat çekmekte ve daha yüksek bir şeffaflık beklentisini beraberinde getirmektedir.
Öte yandan ilçedeki siyasi yapı da tartışmaların bir diğer boyutunu oluşturuyor. Bornova Belediye Meclisi’nin 37 üyeden oluştuğu biliniyor. Bu meclisin denetim ve karar mekanizması içerisinde personel politikalarının ne ölçüde tartışıldığı ve denetlendiği de kamuoyunda sorgulanan konular arasında yer alıyor.
Kamuoyunda dile getirilen iddialardan biri de bazı işe alımların parti delegeleri ve onların yakın çevresiyle ilişkilendirildiği yönündedir. CHP Bornova örgütünde 426 ilçe delegesi ve 56 il delegesi bulunduğu ifade edilirken, bu iddialar resmi olarak doğrulanmış değildir. Ancak kamuoyunda oluşan algının giderilmesi için belediyenin tüm işe alım süreçlerini açık ve denetlenebilir şekilde paylaşması gerektiği yönünde güçlü bir beklenti bulunmaktadır.
Bir diğer tartışma başlığı ise Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki hakkında devam eden adli süreçtir. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre sürecin tutuksuz şekilde devam ettiği, adli kontrol tedbirleri kapsamında yurt dışı çıkış yasağı bulunduğu yönünde değerlendirmeler yer almaktadır. Devam eden yargı süreçlerinde masumiyet karinesi esastır ve kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan hiçbir kişi suçlu ilan edilemez.
Ancak kamu görevinde bulunan yöneticilerin, hakkındaki süreçler ve kamuoyunda tartışılan iddialar konusunda açıklama yapması, şeffaf yönetim anlayışının bir gereğidir.
Sonuç olarak Bornova’da tartışmanın özü personel sayısından çok daha derindir. Asıl mesele, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, işe alım süreçlerinin ne kadar adil yürütüldüğü ve kamuoyunun bu süreçlere ne kadar dahil edildiğidir.
Şeffaflık sağlandığı sürece tartışmalar azalır; ancak bilgi eksikliği arttıkça soru işaretleri büyümeye devam eder.


YORUMLAR