Dyt.Güner Erbay

Dyt.Güner Erbay

[email protected]

SÜNNETTE BESLENME

13 Temmuz 2026 - 15:24

Okullar tatil oldu ve Sünnet mevsimi açıldı. Sünnet çocuklarının beslenmesinde nelere dikkat etmek gerekir? Sünnet edilen çocuklar nasıl beslenmelidir?
 
Sünnet beslemesi ikiye ayrılır. Sünnet öncesi beslenmesi ve Sünnet sonrası beslenmesi. Sünnet öncesi beslenmede yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerlidir. Çocuğun normal boy ve kiloda olması beklenir. Çocuğun normal boy ve kiloda olması sünnet sonrası  iyileşmeyi etkileyebilir. Sünnet sonrası iyileşmeyi etkileyen bir diğer etmen ise çocuğun kansızlık durumudur. Kansızlık varsa sünnet sonrası hücrelere yeterli oksijen gitmez. Oksijen gitmediğinde hücreler hem beslenemez hem de yeterli oksijenin olmadığı yerde mikroorganizmalar daha kolay  ürer bu da enfeksiyon riskini artırır. Yeterli beslenmeyen hücrelerin iyileşmesi gecikir. Bu nedenle Sünnet öncesinde çocuğun kansız olmaması gerekir. Varsa da tedavi edilmelidir. Sünnet öncesinde çocuğun kabız olmamasına da  dikkat etmek gerekir. Bu nedenle sebze yemeklerine ve salatalara önem vermek gerekir.
 
Sünnetin nasıl yapıldığı beslenmede farklılık oluşturur mu? 
 
Büyük bir farklılık oluşturmaz ama beslenmeye başlama saati olarak bir farklılık oluşturabilir. Sünnet genel anestezi ile yapılacaksa işlem öncesi ve sonrası beslenme doktorunuz tarafından söylendiği üzere ayarlanır. Genellikle bir iki saat sonra sulu beslenmeye geçilir. İşlem öncesi  ise oniki saat önce beslenme kesilir. Beslenmeye  su ile başlanır daha sonra şekersiz yahutta  az şekerli yapılan komposto, evde yapılmış meyve suları verilebilir. Daha sonra  çorbalalar ve ayran, kefirle devam edilir.  Üç gün boyunca sulu beslenme yapmak kabızlığı önlemede etkilidir. Sünnetten önce   çocuğun kabız olmaması gerekir. Bir iki gün öncesinden yumuşak beslenmeye geçiş yapmak faydalı olur. Sulu sebze yemekleri, çorbalar ve salatalara önem vermek gerekir. İşlemden önce çocuğun dışarı çıkmasını sağlamak ise çocuğa zaman kazandırır. Bu nedenle bir gün öncesinde taze fasulye yahut bezelyeden yapılmış yemekler  kullanılabilir. Kabızlık için kırmızı kapya biberler de çok işe yarar fakat fazla kullanmamak gerekir fazlası içini bozup ishal de yapabilir. Bir taneden fazla.yedirilmemelidir. Meyvelerden armut ve erik yine dışkılamayı kolaylaştırır fakat dediğim gibi çocuğun ishal olmasına da meydan vermemek gerekir. Lokal anestezi ile yapılan sünnetlerde de sulu beslenme yapmak yine  kabızlığı önlemede önem arz eder. Çorbalar, yoğurt, kefir, meyve suları, komposto ve muhallebi sütlaç gibi sütlü tatlılar kullanılır. 
 
Sütlü tatlı deyince bu mevsimde aklımıza hemen dondurmalar geliyor. Çocuklar en çok dondurma talep ediyor. Sünnet sonrası dondurma tüketimi nasıl olmalı? Bu konuda dikkat etmemiz gereken neler var? Öncelikle dondurmayı ölçülü kullanmak gerekiyor ve çocuğun boğaz enfeksiyonu olmasına meydan vermemek gerekiyor. Bu nedenle hazır paketli dondurmalar daha güvenilir çünki bunların pastörize edilmiş olması mikrobik bulaşı önlüyor fakat hazır paket dondurmalarda kimyasal maddelerin olması da kısa süreli ve sınırlı tüketilmeyi  gerektiriyor. Her zaman kimyasal katkı maddesi ihtiva eden yiyecekleri tüketmemek en sağlıklı tutumdur. Bazen çok kısa süreli ve ölçü dahilinde istisnalar olabilir. Hazır paketli dondurmalarda karregenan denen kanser yapıcı bir madde mevcut!  Dondurma tüketiminde dondurmayı yavaş tüketmek ve sonrasında oda sıcaklığında su tüketmek önemlidir. Bildigimiz güvenilir, iyi pişirildiğinden emin olduğumuz, yerel dondurmaları tercih etmek aslında daha mantıklı bir seçim oluyor. 
 
Bir de pastalar var. Sünnet düğünlerinde ikram da ediliyor.
Düğünlerde ikram edilen pastaları  çocuktan sakınmak pek olası bir durum değil tabi ki fakat eğer sünnet işlemi ile düģün arasında bir zaman dilimi söz konusu değilse  en az miktarda yedirmek gerekiyor. Dediğim gibi üç gün boyunca sulu yiyecekler vermek kabızlık için önemli. Ayrıca dondurma için söylediklerim pastalar için de geçerli. Pastalardaki krem şantide de karregenan var. Pastayı evde kendimizin yapması gerekiyor fakat düğün için hazırlanan pastalar hazır pasta olmak zorunda. Hazır pastaları yerken karregenanı unutmamak gerekli.
 
Sulu beslenmeden sonra, katı beslenmeye geçtiğimizde, çocukların beslenmesinde nelere dikkat etmek gerekir?
 
Katı beslenmeye geçmemizle birlikte  birkaç  besin ögesi öne çıkar. Bunlar proteinler, çinko, A vitamini, D vitamini ve kolajendir. Hepsininde yara iyileşmesine görevi vardır. Yeterli protein için et, süt, yumurta tüketimini sağlamak gerekir  Beslenmeye kuruyemiş ve etin ilavesi  çinko sağlar. A vitamininden zengin besinlere dikkat etmek yerinde olur. Özelikle süt, yoğurt, kayısı, havuç, yeşil yapraklı sebzeler A vitamininden zengindir. Bol su içmek önemlidir. Yara iyileşmesini hızlandıran bir diğer etmen bol su içmektir. Bu nedenle çocuk eğer yeterli su tüketimine zorlanıyorsa komposto suları ve meyve sularından yararlanılabileceği gibi smootielerde hazırlayabiliriz. Gazlı içeceklerden ve hazır meyve sularından uzak durmak gerekir. Bir başka konu ise şeker ve şekerli tatlılardır. Bunlardan da uzak durmak gerekir. Şeker kolajeni bozar. Kolajen ne kadar hızlı ve çok olursa yara iyileşmesi o oranda hızlanır. Bu nedenle tatlılara fazla yüklenmemek gerekir. 
 
Kolajen üretiminde rol alan besin ögelerini vücudumuza vermek gerekir. Bunlar nedir dediğimizde öncelikle önümüze kaliteli protein kaynaklari gelir çünki kolajen bir proteindir. Bunlar da et, süt, süt ürünleri ve yumurta gibi hayvansal besinlerdir. Bir diğer etmen ise C vitaminidir. C vitamini bu mevsimde domates, yeşil ve kırmızı biberde bulunur. Asma yaprağında da yüksek oranda C ve A vitamini vardır. Kolajen için paça çorbaları kullanılabileceği gibi pöç etinin suyundan da faydalanılabilir.  Pöç etini kısık ateşte altı sekiz saat kaynatıp, suyunu yağını ayırdıktan sonra çorba ve pilavlarda kullanabiliriz. Etini de et olarak tüketebiliriz 
 
Son olarak sünnet özelinde konuştuğumuz tüm bunların hemen hemen her ameliyat sonrası bakımda  geçerli olduğunu söyleyebilirim. Yatak yarası olanlar içinse, özellikle katı beslenmede dikkat edilmesi gereken besin ögelerine önem vermek yerinde olur.
Sevgilerimle 
Dyt. Güner Erbay

YORUMLAR

  • 0 Yorum