Bir iki gün önce Bülbül dağına gittik. Bu dağda, Meryem ananın evinin ve mezarının bulunduğuna inanılıyor olsa da, durum kesinlik kazanmış değil! Olayı biraz irdelediğimizde, bu yerin daha çok siyasi nedenlerle bu şekilde konumlandırıldığını anlamak zor olmuyor. Meryem Ana'nın son zamanlarını Kudüs'te geçirdiği rivayetlerini duyunca, bu ihtimal daha da kuvvetleniyor fakat benim bugün üstünde durmak istediğim konu bu değil. Ben bugün konuya başka bir yönden bakmak istiyorum.
Meryem Ana Hz.İsa'nın annesi olması sebebiyle, hiristiyanlar için, onun yaşadığı ve öldüğü bu yeri ziyaret etmek; haç vazifesini yerine getirmek demek oluyor. Müslümanlar içinse, islamiyetin peygamberimiz Hz.Muhammetten önce gelen peygamberleri onaylamasıyla önem kazanıyor. Kitabımız Kuranı Kerim Meryem Ana'dan bahseder. Bu bahiste Hz.İsa'nın var oluşunun hikmetine ve mucizesine dikkat çekilir! Her ne kadar kesinlik arz etmese de, Bülbül dağı kutsal mekanlar arasına girmiş bir yer! Her yıl bir çok hiristiyan tarafından ziyaret ediliyor ve onların inançları gereğince hacı olmaları sağlanılıyor. Elbette bu ziyaretler esnasında, buraya gelenler burada dualarını da ediyor! Biz biliyoruz ki, bir mekanda, yahut herhangi bir yerde, bir çok kişi tarafından dua edildiğinde, o yerin dua enerjisi yükseliyor. Tüm ibadet yerlerinde ve türbelerde dua edilmesi, dua enerjisinin yüksek olmasına neden olduğu için, bu durum duaların kabul olmasını yükselten bir etmen oluyor. Bir nevi yumurta tavuk meselesi gibi! Toplu dua etmenin mantığını da bu oluşturuyor. İnsanların toplanıp dua etmeleri böylelikle her dinde kendine yer bulabiliyor. Duaların kabulünde bir diğer etmen de, bulunulan yerin manyetik enerjisinin yüksek olmasıdır! Dünya üstünde manyetik enerjinin yüksek olduğu yerler biliniyor ve buralar işaretlendiğinde bir çizgi üstünde yer aldıkları görülüyor. Bu çizgiye de ley hattı deniliyor. Eski çağlarda kurulan yerleşim yerleri mutlaka bu hatlar üzerinde bulunuyor. Bu nedenle, Efes antik kenti ve Bergamanın da ley hattı üzerinde olması bizler için sürpriz teşkil etmiyor. Türbe statüsünde olan yerlere baktığımızda da, manyetik enerjinin yoğun olduğunu görebiliyoruz! İnsanlar ve canlılar için ley hattı üzerinde yaşamak büyük bir avantaj oluşturuyor çünki dünyanın manyetik enerjisinin yüksek olduğu yerlerde, her türlü canlılık bu enerji ile destekleniyor. Bitkiler daha kolay büyürken, hayvanlar daha çok ürüyor! Muhtemelen ayın gelgit hareketleri neticesindeki su faaliyetleri buralarda daha kuvvetli oluyor. Su faaliyetleri ise bütün canlılarda var olan, hayatın coşmasına sebep olan bir durum! Biz insanlar için bitki ve hayvanların çokluğu, hayatımızın devamlılığında kuşkusuz ki önemli bir etkeni oluşturur. Tüm bunların yanında ley hatlarının insan psikolojisi üzerinde olumlu etki gösterdiği de biliniyor!
İnsan psikolojisinin daha iyi durumda olması, bedensel sağlığının da daha iyi olma şansını elde etmesi demektir. Rahmetli babam askerliğini yaparken sarılık olmuş ve ne yazık ki sarılığı çok uzun sürede atlatabilmiş. İyileşip de askerliğine devam ettiğinde sarılığı tekrarlamış. Birkaç kez tekrardan sonra uzun süreli izine gönderilmiş. Uzun bir zamandan sonra, şükür ki bu durumu atlatabilmiş fakat yine de ömrü boyunca kendini çok da iyi hissetmediği kanaatindeyim. Bu kanaatim ona ait gözlemlerimden kaynaklanıyor. Kendisine ait rahatsızlıklarını bizimle hiçbir zaman paylaşmazdı. Bu nedenle şimdiki kanaatlerimi oluşturmak, çok uzun zamanımı aldı. Ömrü boyunca şifalı bitkilerle ve iyi beslenerek genç ve dinç kalmaya çalıştı. Hep bir şeylerin kendisine iyi gelmesini konu edip bize de tavsiye ederdi. Ona iyi gelenler nedense bize hiç iyi gelmezdi. Gelmezdi çünki biz zaten iyiydik! İyi olan bir insan bir şeye bir şeyin iyi geldiğini nasıl anlasın ki? Anlayamazdı elbette ve biz de anlayamadık! Ben ilk okula gitmeden hemen önce veya başladığım ilk sıralarda eve bir kitap geldi. Genç Kal Çok Yaşa adındaki bu kitaptan, ben de ilk beslenme bilgilerimi edindim. Gayelord Hauser adında Amerikalı bir diyetisyenin kitabıydı bu ve bu kişi dönemin ünlü Amerikalı aktrislerinin diyetisyeniydi. Proteinlerden, vitaminlerden, özelikle B grubu ve C vitamininden ve de mayalardan bahsediyordu. Mayaların özellikle de ekmek mayasının önemli aminoasit ve B vitaminleri kaynağı olmasından uzun uzun bahsediyor ve maya tavsiye ediyordu. O zamanlar ekmek mayası, hazır maya olarak, bira mayası adı altında pazarlanıyordu. Babam da bu mayayı su ile karıştırıp içiyordu. Yıllar sonra, 1990 dan sonra, bu maya da GDO'lulaştı! Şimdi satılan hazır mayalarımız bu GDO'lu maya fakat bizler mayaların sağlığımıza olan faydalarını son yıllarda şükür ki iyice öğrendik! Artık yoğurdumuzun, kefirimizin, şalgam suyumuzun, tarhanamızın, ekşi mayalı ekmegimizin, turşumuzun kıymetini biliyoruz. Şimdi tüm bunların bağışıklığımızı artırıp ömür süremizi artırdığını biliyoruz! Babamın kendisini iyi hissedebilmek adına yaptıklarının içinde denize gitmek de varmış. Bunu da çok geç fark ettim. Benim denizle tanışmam beş yaşımdayken Çeşme, Ilıcaya gitmemizle oldu. Daha sonra bir kez daha aynı yere çok çok yıllar sonra, ancak iki yıl evvel gidebildim. Hatırlayıp hatırlayamayacağımı çok merak ediyordum. 1968' den bu yana elbette çok değişmiş. Denizinden, kumundan, kocaman koyundan başka tanıdık hiçbir şeyini bulmak mümkün olmadı fakat hiç beklemediğim bambaşka bir şey buldum. Müthiş pozitif aurası olan bir yer Ilıca! Bu pozitif aurayı ise denizden gelen negatif iyonlar yapıyor! Nasıl ki Kuşadasının denizi ve Dilek yarımadası bitki örtüsü Kuşadası'nın havasını negatif iyonla dolduruyorsa, Çeşme Ilıcayı'da Ilıca koyunun dalgaları ve denizinin dibinden deniz suyuna karışan, sıcak Ilıca suları negatif iyonla dolduruyor! Bu koyda denize girdiğinizde, bu durumu hissetmemek bana imkansız gibi geldi! Denizinin dalgası, kumunun şahaneliği, temizliği ve negatif iyonları ile dünyada bir eşi olduğuna inanmam benim için çok çok güç bir durum! Bu ikinci gidişim günübirlikti fakat beni buradan kazıyarak uzaklaştırmak gerekti!
Negatif iyonlardan daha önce de bahsetmiştim. Havada bulunan bu iyonlar vücudumuzda antioksidan görevi görüyorlar. Antioksidanları renkli sebze ve meyvelerle vücudumuza alıyoruz fakat bunları hava ile nefesleyerek vücudumuza bol miktarda almak, bu iki mümtaz yerde mümkün olabiliyor. Diğer deniz kenarları, havalarında yüksek nem içerdikleri için, negatif iyon bakımından zenginleşemiyorlar. Negatif iyon sadece deniz kenarlarında olmuyor. Yaylalarda yani rakımı yüksek dağlık alanlarda ve ormanlarda da bol bulunuyor. Bu bakımdan Bülbül dağı yoğun ormanlık alanıyla negatif iyon zengini bir yer. Burası sadece ormanıyla değil, ley alanı olması nedeniyle de negatif iyon kaynağı bir yer. Negatif iyonunun yüksek olması ve ley alanı olması burayı pozitif auralı bir yer yapmış. Yüksek pozitif auralı bir yerde dua etmek, yapılan duanın kabulüne nasıl etki eder sizce?... Bence çok güzel etki eder!... Bu bakımdan, Meryem Ana burada yaşamış olsa da, olmasa da; Allahdan isteklerimizi burada isteyerek, kabulü için bir fırsat yakalayabiliriz düşüncesindeyim ve bu düşüncemle dualarımı sıraladım . Mum yakma ritüelini ise, madem ki para parayı çekiyor, o halde enerji de enerjiyi çekebilir mantığı ile kendime açıkladım. Bu açıklamayla birlikte mumları da yaktım fakat bir şeye çok dikkat ettim, yaptığım duaları sadece ve sadece Allaha, isteklerimide direk ondan istedim. Şirkten uzak durmak için elimden geleni yaptım. Allah hiç kimseye ona bulaşmayı nasip etmesin diyorum hepinize sevgilerimi sunuyorum.
Dyt.Güner Erbay


YORUMLAR