Ahmet Aydın Akansu

Ahmet Aydın Akansu

Gezi
[email protected]

RUH TERAPİSİ İÇİN; GÜZELKÖY VE YUVARLAKÇAY

17 Haziran 2026 - 12:23

Beton yığınları ve trafik yoğunluğunun yaşandığı büyük kentlerde yaşamak zordur. Bedeni ve ruhu dinlendirmek için zaman zaman docağının kucağına atmalı kendini insan.



Muğla’da çok görmek istediğim iki yer vardı, Yatağan ilçesine bağlı Bozhöyük ama şimdilerde Güzelköy adıyla anılıyor, diğeri ise Köyceğiz Yuvarlakçay. Haftasonunu değerlendirdim ve adeta cennet veya terapi merkezi şeklinde adlandırılabilecek bu yerlere gittim. Güzelköy’e yerli turistlerin akın etmesinden büyük şaşkınlık yaşadım. Sonra Güzelköylü, Baba Ocağı ve Dürüye’nin Güğümleri dizilerinin çekimleri nedeniyle çok popüler olduğunu öğrendim. Bendeki de dizi seyretmeme eksikliği işte. Yapısı bozulmamış köy evleri, büyük köy meydanı, meydanda vakit geçiren köylü insanları, yetiştirdikleri veya ürettikleri ürünleri satışa sunan köylü kadınlar o kadar güzel fotoğraf veriyorlar ki şaşırırsınız. İşlemeli beyaz baş örtüsüyle dikkatimi çeken Müzeyyen Soylu ile hemen bir fotoğraf çekildim. Satış tezgahında kızına yardım eden 95 yaşındaki Müzeyyen teyze, köyünün güzellikleri hakkında minik bir birifing verdi. Arnavut kaldırımlı dar sokakları ve birbirinden şirin köy evleri benim gibi fotoğraf tutkunları için muhteşem. Asırlık çınar ağacının altında orijinal vişne suyu ile servis edilen kar helvasını görünce kaçırmadım vallahi. Kış mevsiminde dağlardan toplanan karlar derin kuyularda saklanıp yaz mevsiminde kar helvası diye satılıyormuş. Tezgahları dolduran zeytinyağları, sabunlar, el işlemeleri, gözlemelerden almamak mümkün değil. 25 yıllık çevre yazarı olarak köy meydanındaki 800 yıllık çınar ağacı ve köy girişindeki 800 yıllık menengiç ağacı hemen dikkatimi çekti. Çünkü anıt ağaçlara karşı özel bir ilgim var. Hatta bu konuda pek çok kez ‘Atatürk’ün Ağaç Sevgisi ve Türkiye’nin Anıt Ağaçları’ fotoğraf sergileri açtım. Ağaçlar insan yaşamının en önemli yaşam kaynağıdır.  800 yıllık çınar ağacının altında kar helvası yedim, 800 yıllık Menengiç ağacının altında kahve içtim. Dilek Ağacı Cafe’nin (05455314831) işletmecisi Menengiç ağacına gözü gibi bakıyor. Yüzlerce yıllık ağacın altında soluklanıp bir şeyler yiyip içmek insana huzur ayrı bir veriyor.



KÖYCEĞİZ’İN GİZLİ CENNETİ
Canım Egem her köşesi cennet. Aslında ülkemin her köşesi ayrı güzellikleriyle dikkat çekiyor. Gizli cennetlerinden biri olan Yuvarlakçay’da dağlardan eriyen karların oluşturduğu buz gibi şelaleler, çam ve çınar ağaçlarının altında “Ohh be hayat varmış” dedirtiyor kentin ağır yüküyle ezilen insanlara. Dağların arasına sıkışan Yuvarlakçayı görünce burayı bulup insanların hizmetine açanlara bravo dedim. Asma köprüleri, salıncakları ve ağaçların arasına serpiştirilmiş restoranları ile tam anlamıyla cennetten bir köşe. Dileyen çayın serin sularında yetişen alabalıkların tadına bakarken, dileyen fotoğraf çekme yarışına giriyor. Üşümekten korkmayanlar ise buz gibi çayın sularına atıyor kendini. Eğer konaklama imkanı olsaydı iki gün  kalmak isterdim. Bir daha gidişimde çadırımı da yanıma alacağım. İzmir’e büyük bir enerji toplayıp döndüm, hala Güzelköy ve Yuvarlakçayı görmeyen varsa yaz sıcaklarının bastırdığı bugünler için çok çok ideal.     






 

YORUMLAR

  • 0 Yorum