Çalışma hayatında bazı cümleler vardır ki yıllar geçse de doğruluğu sorgulanmadan dilden dile dolaşır.
Bunlardan biri de şudur:
"10 yılımı doldurdum. Artık istifa etsem de kıdem tazminatımı alırım."
Hatta bazen buna bir de şu eklenir:
"3600 günüm de var. Artık hakkımı alıp çıkabilirim."
Peki gerçekten öyle mi?
Aslında bu sorunun tek bir cevabı var:
Hayır... Her 10 yıl çalışan ya da 3600 prim gününü dolduran kişi istifa ettiğinde kıdem tazminatı alamaz.
Çünkü kanunda böyle bir hak bulunmuyor.
Peki bu yanlış bilgi neden bu kadar yaygın?
Çünkü yıllardır "3600 günle kıdem tazminatı alınır" cümlesi söylendi; ancak bunun hangi şartlarda mümkün olduğu çoğu zaman anlatılmadı. Zamanla da bu bilgi, "10 yıl çalışan herkes kıdem tazminatını alır." şeklinde yanlış bir algıya dönüştü.
Oysa çalışma hayatında herkesin sigorta başlangıç tarihi aynı değil.
Kiminin ilk sigorta girişi 1998 yılında, kimininki 2004'te, bir başkasının ise 2015'te...
İşte tüm farkı yaratan da bu tarih.
SGK, kıdem tazminatına esas yazıyı verirken çalışanın sadece işyerinde kaç yıldır çalıştığına bakmıyor. İlk sigorta giriş tarihini, prim gün sayısını ve kanunda aranan diğer şartları birlikte değerlendiriyor.
Örneğin, ilk kez 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan bir çalışan için aranan şartlarla, 2003 yılında sigortalı olan bir çalışanın şartları aynı değil. 1 Mayıs 2008 sonrasında ilk kez sigortalı olanlar için ise tamamen farklı kurallar uygulanıyor.
Bu nedenle aynı işyerinde yıllardır çalışan iki kişiden biri kıdem tazminatı alarak ayrılabilirken, diğeri aynı haktan yararlanamayabiliyor.
İşte en büyük yanılgı da burada başlıyor.
Bir çalışan, arkadaşının kıdem tazminatını aldığını görüyor ve kendi durumunun da aynı olduğunu düşünüyor.
Oysa çalışma hayatında başkasının hakkı, sizin hakkınız anlamına gelmez.
Çünkü SGK'nın değerlendirdiği şartlar kişiye özeldir.
Bu nedenle "Komşum aldı.", "Arkadaşım aldı." ya da "Sosyal medyada öyle yazıyordu." gibi söylemlerle istifa kararı vermek, yılların emeğini riske atabilir.
Unutmamak gerekir ki işyerinde geçirilen süre, kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığınızı değil; hak kazanmanız hâlinde alacağınız tazminatın miktarını belirler.
Kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığınız ise tamamen kanunda yer alan şartlara göre değerlendirilir.
Belki de bu yüzden çalışma hayatında en değerli tavsiyelerden biri şudur:
Kulaktan dolma bilgilerle değil, haklarınızı öğrenerek karar verin.
Çünkü bazen tek bir istifa dilekçesi, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına neden olabilir.
Haklarınızı başkalarının yaşadıklarına göre değil, kendi sigortalılık durumunuza göre değerlendirin. Unutmayın; aynı işyerinde çalışıyor olmanız, aynı haklara sahip olduğunuz anlamına gelmez.


YORUMLAR