Reklam
Ahmet Aydın Akansu

Ahmet Aydın Akansu


Dünya insanların kirliliğini kaldıramıyor

09 Eylül 2021 - 10:34

Dağlar, denizler, ovalar, dereler heryer insanların atıklarıyla doldu. Gezegenimiz artık bu kirliliği kaldıramıyor ve doğal felaketlerle adeta intikam alıyor. 8880 metre yüksekliğindeki dünyanın en yüksek Everest tepesini bile çöp dağları sarmış. Gezegenizin uydusunda 12 bin adet metal yığının döndüğünü ve yeryüzü için tehlike yarattığını NASA açıkladı. Amerikan ve Rus ticari uydularının uzayda çarpışması sonucu gökyüzündeki kirlilik tekrar gündeme geldi. Bilim adamları, atmosferin bir çöplük alanına döndüğünü ve yakın gelecekte uzaydan üzerimize metal atıların yağacağı yönünde uyarılar yapıyorlar. 6 kıtadan oluşan dünyamızın bir de çöp kıtası olduğunu çoğu insan bilmiyor. Pasifik Okyanusu'nda, Türkiye yüzölçümünün 3 katı büyüklükteki çöp kıtası, plastikler, naylon poşetler, kartonlar, metal kutular, sişeler, balıkçı ağlarından oluşuyor. 

NAYLON VE PLASTİĞE 'DUR' DEYİN

Bilim insanları, 3 milyon 400 bin kilometrekare genişliğinde, 7 milyon ton ağırlığındaki bir plastik yığınından meydana gelen atıkların 30 metre derinliğe kadar indiği belirtiliyor. Pet şişe kapakları ile poşetler kıtanın en üst katmanını oluşturuyor. Onların altında balıkçı ağı katmanı ve bidonlar yer alıyor. Üçüncü katman sigara izmaritleri, dördüncü katmanda ise polyester tekstil ürünlerinden oluşuyor. En alt katman pet şişeler. Okyanuslarda çöplerinin oluşturduğu 4 çöp adası daha varmış. Norveçte karaya vuran bir balinanın miğdesinden 30 plastik torba ve plastik atıklar çıkaran Bergen Üniversitesi zoologları denizlerin sonunun yaklaştığına dikkat çekerken, dünya çevre örgütleri ise son 10 yılda plastiktikten oluşan ürünlerin yüz 300 arttığını belirterek üretimin durdurulması çağrısında bulunuyorlar. İnsan yaşamının sürdürülmesinde önemli besin kaynağı oluşturan denizlerin, dağların, ovaların, tatlı su kaynaklarının çöplerle kirletilmesine seyirci kalmayın. Herkes birşeyler yapmalı.

ATIKLARIN DENİZE  ATILMASINA  KIZIYOR

İzmir'in güzel ilçesi Eski Foça'da yaşayan Fatoş Perdeli'nin en büyük hobisi dalgıçlık ancak denize atılan çöplerden çok şikayetçi. Her daldığında denize atılan atıkları toplamayı da ihmal etmiyor. Çevresinde bu örnek davranışı takdirle karşılanıyor. Fatoş Hanım, “Cennet gibi ülkemizin masmavi denizlerinin kıymetini bilmeyen insanlara kızıyorum. Denizleri çöplüğe çevirirlerse nerede yüzecekler” diye sitem ediyor.

FETHİYE'DE  GERİ DÖNÜŞÜMÜ  AŞILIYOR

Mustafa Vahap Ünlü de Fethiye Ölüdeniz bölgesinde doğa kampı çalıştırıyor ve çöplerin rastgele atılmayıp geri dönüşüm yöntemiyle ekonomiye kazandırılmasını etrafına öğretiyor. Ünlü, Türkiye'de yüzde 30 çöplerin ayrıştırılmasıdan yılda 5 milyar lira (katrilyon) kazanç sağlandığını, nüfusun yüzde yüz uygulaması halinde bu kazancın 20 milyar liraya çıkacağını söylüyor. İyi ki böle bilinçli insanlar var.

ESKİ FOÇA BELEDİYESİ DİKKATİNE

38 yıl süren gazeteciliğin yorgunluğu, İzmir'in kalabalıklığı ve beton yığınlarından kurtulmak için 3 yıl önce Eski Foça'ya sığındım. Mesleğim gereği Eski Foça'nın güzelliklerini defalarca yazdım ve övgüyle anlatmaya devam ediyorum. Beni tanıyanlar yolarda durdurup “Ahmet bey sizde burada yaşamaya başladınız. Bu tehlike yaratan binalar, yıkıntılar, bu mezbelelik, bu çöpler bu güzelim ilçeye yakışıyor mu? Siz çevre yazarısınız neden yazmıyorsunuz?” diye sitem ediyorlar. Bir ay önce de oturduğum sitenin önündeki kaldırım bordür betonları ve parkelerinin dökülmesi sonucu bir komşumuz düşüp bacağını kırdı. Çeşitli kanallardan Foça Belediyesi yetkililerine konu iletidi ancak tedbir alınmadı. Tehlike devam ediyor, umarım yetkililer bu uyarıyı dikkate alıp başka insanların düşüp yaralanmalarını önlerler.

VERİLEN SÖZLERİ TAKİP EDECEĞİZ

Uzm. Dr. Yasemin Amato'nun TV35 Kanalı'nda “Sihirli Dokunuşlar” programında, 13 gün sürerek Türkiye'de yaşanmış en büyük orman yangınlarının nedenlerini, yaşanılan çaresizliği ve alınması gereken önlemleri konuştuk. Antalya Manavgat, Marmaris, Bodrum, Köyceğiz ve Gündoğmuş'ta 75 bin hekar (bir hektar 10 bin metrekare) alan yandı. Kadın, erkek, yaşlısı, genç, sanatçısından, sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesin seferber olduğu orman yangınlarında çoğu insan  gözyaşlarını tutamadı. Yüzlerce ev, dam, besi hayvanı, arı kovanları, yaban hayvanlar söndürmede yaşanan çaresizlikten göz göre göre yandı. 3.2 milyon metrekare ormanı  olan Yunanistan'da 28 tane yangın söndürme uçağı bulunurken, 7.5 milyon metrekare ormanı olan Türkiye'nin kayıtlı tek bir uçağının bulunmaması kızgınlık yarattı. Dilerim bir daha yaşanmaz ve yöneticiler sel, orman yangınları, deprem ve diğer doğa afetlerde çaresiz kalmamak için gerekili önlemleri alırlar.    
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum