Sinan Gültekin

Sinan Gültekin


Gizlenen gerçek! Dijital Darwinizm mi?

25 Ocak 2021 - 02:00


Covid pandemisi ile beraber dünya yeniden mi? inşa edilmek isteniyor? Kim oyun kurucu? Kim figüran? Bu oyunu kuranlar mı? bu virüsü icat etti. Küresel ısınma ve sürdürülebilirlik, insan nüfusunun azaltılması projesi, ulus devletlerden tek dünya devleti olma hayali ile oyun kuran küresel şirketler, yeni bir dijital para sistemi mi? cip takılan insanlar ile yarı robot insanlar mı? … çok daha hızlı bir şekilde dönüşmeye başladı. Öyle akıl almaz bir hızla süreçler gelişiyor ki; ABD seçimleri, ABD& ÇİN ticaret savaşları, brexit, Çin kuşak yol inisiyatifi, Akdeniz süreci karşılıklı ilan edilen navteksler, Libya, İran, Karadağ, Dron teknolojisi, yapay zeka, nesnelerin interneti, 3d yazıcılar, sürdürülebilirlik ve temiz enerji, kuantum bilgisayarlar, 5G , uzaktan eğitim vb.. saymakla bitmeyecek bir çok kavram. Hangisini nasıl takip edeceğiz. Bireysel, kurumsal, ülke stratejileri hiç olmadığı kadar belirsiz. Her şey hiç olmadığı kadar kısa vadeli. Belirsizlik ise tuzu birebir olmuş durumda.

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki (BİT) gelişmeler, toplum ve sanayi için köklü değişiklikleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle yirminci yüzyılın sonlarına doğru yaşanan Nesnelerin İnterneti (IoT), Yapay Zeka (AI) ve robotik gibi dijital teknolojilerin gelişimi ve küreselleşmesi toplumsal ve ekonomik yaşamda bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönüşüm süreci 2011 yılında Almanya’da Endüstri 4.0 kavramı ile tanımlanmaya çalışılırken, dijital dönüşüm çağının “süper akıllı toplum” felsefesine ihtiyaç duyduğunu düşünenler Japonya’da Toplum 5.0 kavramını geliştirmeye başlamıştır. Toplum 5.0, odağına insan ve insanın yaşam kalitesini alması bakımından Endüstri 4.0’dan farklı bir yaklaşıma sahiptir. Toplum 5.0, gelecekteki gelişmelerin toplumsal yaşama yönelik etkilerini de dikkate alan daha geniş bir perspektife sahiptir. Bu perspektif aynı zamanda, Endüstri 4.0’ın getirdiği teknolojik yenilikleri topluma en verimli şekilde entegre ederek toplumsal sorunlara çözüm üretmek ve teknolojiyi insanlık yararına kullanarak toplumun refahını artırmak amacıyla insan merkezli bir toplum yaratma çabasına dayanmaktadır. Toplum 5.0 kavramı özellikle içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0 çağını yakalama çabası içinde olan pek çok ülke ve toplum için oldukça yeni bir kavramdır.

Bu kadar hızlı gelişen ve değişen dünyada tek bir gerçeklik var o da; ya zamanın ruhunu anlayıp, onu algılayıp ona göre yön alabilmek ya da hiç olmadığı kadar hızlı bir yok oluş süreci başladı değerli okurlarım. Bu değişimi ve hızını doğru okuyabilmek adına izlememiz gereken referans noktalar neler mi? Endüstri 4.0 ile Almanya üretimde yeni bir boyut kattı derken bir de baktık ki Japonlar daha da yeni bir kavram olan Toplum 5.0 kurguladılar. Şahsen benim de benimsediğim strateji toplum 5.0 stratejisidir. Şimdi de sizlere bu kavramları aktarmak istiyorum. Teknolojik gelişmeler firmaları rekabet edebilirlik açısından daha hızlı, daha kaliteli, daha düşük maliyetler ile üretmeye itilmiştir. Bu rekabet süreçlerine bir cevap olarak Almanya Endüstri 4.0 kavramı ile karanlık tesisler kavramı ile dijital teknolojileri kullanan ve robotik alt yapılar ile çalışan fabrikalar inşa etmeye başladılar. İnsana dair negatif olan ve dezavantaj sağlayan ne var ile onlardan kurtulabilmeyi amaçladılar. Bu süreç insanın aklına eyvah işlerimizden oluyoruz. Robotlar bizim yerimizi alacak noktasında bir takım korkuları tetiklemiştir. Bir yere kadar da doğrudur. Tamda bu nokta da Japonlar teknolojinin insanlar için bir tehdit değil yardımcı olacağı referansı ile de Toplum 5.0 kavramı ile karşılık vermiştir.

Dijital darwinizm kavramını daha yakından anlamak ve süreci incelemek amacıyla kaleme aldığım bu değerlendirme yazı dizisidir. Bir sonra ki yazımda Toplum 5.0 kavramının ne anlama geldiği ve Toplum 5.0’ın sunduğu yenilikler ele alacağım.Ardından, “süper akıllı toplum”u yaratmak için belirlenen hedefler ve bu hedefleri gerçekleştirebilmek için aşılması gereken engelleri ve Türkiye gerçeğimizi ortaya koyup son olarak Türkiye’nin dijital dönüşüm çağındaki yeri ve Toplum 5.0’a olan mesafesi ile tamamlamayacağız. Özetle etki tepki sürecini ele alarak nasıl bir ulusal strateji ile geleceğimize yön vermeliyiz sorusunun cevaplarını arayacağız.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum