Yoksulluk Gerçek Bir Şiddettir
Bircan Yıldırım

Bircan Yıldırım

Yoksulluk Gerçek Bir Şiddettir

06 Kasım 2020 - 12:06

İnsanların hareket  alanını ve harcamasını alım gücü belirler. Tarih boyunca çıkan tüm isyanlar ekonominin ve iş bulma oranının düşük olmasından kaynaklanır. Çünkü kişiler karınları doymadıkça harekete geçer. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, iş gücü piyasası ve toplumun refah seviyesini yükseltmek, sosyal politikaların temelini açıklar.

Eski hükümlülerin istihdam sorunu, genç işsizlik ve eğitimli işsizlik konularını ele alan özel uygulamalar ve politikalar uygulanmalı ve desteklenmelidir. Bireylerin var olan çalışma hayatında ise işverenlerin kişilere bir takım garantileri sürdüremeyeceklerini belirtip her bir harcama kaleminde kesinti yapması, kariyer planı uygulamaması işsizlik oranını ve süresini artırıyor. Çalışan insanlar artık aynı işte ömür boyu kalıp oradan emekli olacaklarını hayal edemiyor. İstihdamın güvensizleşmesi ve eski sektörlerin küreselleşme ile tasfiye edilmesi giderek büyüyen  ‘yeni yoksulluk’ kategorisini ortaya çıkarıyor. 
Toplumsal refah için toplumu oluşturan tüm unsurları ayrıştırmak yerine bütünleştirmek gerekiyor. Etkili ve sosyal barış sağlandığı zaman ekonomik anlamda ki sorunlar da kaybolur. Tüm kesimler için kültür sanat ve eğitim aktiviteleri ücretsiz hale getirilmeli. Kimse ocakta tenceresi kaynamıyor iken gidip tiyatro seyredemez değil mi?  Aldığı ekmeğin hesabını tutuyor iken kitaplara para veremez. İnsanların yaşam seviyeleri arasında ki farkı en aza indirgemek gerekiyor. Kişiler açken mutsuz olur. Emeğinin karşılığını alamadığında agresif olur.

Yoksulluk Halkın  Kaderi Mi ?

Farklı kesimlerdeki insanların maddi kazançları ve gelir seviyeleri ile hayatlarını ne düzeyde kolaylaştırdıklarını görüyoruz. Fakat arada ki gelir adaletsizliğinin bedelini onlarca masum insanın canı mı ödeyecek? Yıkıcı İzmir depreminin hemen ardından Prof. Dr Ahmet Ercan’ın yaptığı açıklama: ‘Bir ülkede ekonomi ne kadar bozuksa deprem o kadar öldürücü olur. Yoksulluk ne kadar fazlaysa deprem size o kadar yakındır. Hiçbir ünlünün, zenginin enkazdan çıkarıldığını duymayacaksınız. Ana sorun yoksulluktur.’
Yaşama hakkının tüm insanlara tanındığını teoride olduğu kadar pratikte de kabul edip hayata geçirirsek belki bir can daha kurtarabiliriz. Kendinize iyi bakmanız  ve daha çok okumanız dileğiyle...
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • 2can
    1 hafta önce
    Canım benim yaa...
  • Gökmen Dunar
    2 hafta önce
    Türkiye de en yoksul halk roman insanlar olup her türlü ayrımcılığa magruz kalan toplum işsizlik kentsel dönüşüm eğitim her alan da toplum içinde dahi roman insanlar ayrımcılık yaşamakta olup kamu kuruluşları dahi bu roman toplumun iyileşmesine destek olmadığı gibi daha fazla ayrımcılığa magruz bırakmaktadır Peki soruyorum Roman ınsanlar dan vatan haini çıkıyor mu bir suriyeli mülteci kadar sosyal hakları yok mu evlatları askere gidiyor mu her hangi yasa-dışı eylemleri var mı yok yok sevgiden yolu geçen herkese izmir roman hakları merkezi