Siyaset bazen çok şey anlatır ama en önemli olanı unutur: insanı…
İşte bu yüzden bazı isimler görevden ayrıldığında bir boşluk hissedilir. Çünkü onların yokluğu sadece bir makamın boşalması değildir; bir anlayışın eksilmesidir.
Selman Günaydın, tam da bu eksikliği hissettiren isimlerden biri.
Bugün Torbalı sokaklarında dolaşırken, insanların dilinde aynı cümleyi duyarsınız: “Selman Başkan olsa…”
Bu cümle aslında bir özlemin özetidir. Makama değil, yaklaşıma duyulan bir özlem…
Siyaset mi, İnsanlık mı?
Günümüzde siyaset çoğu zaman vitrin işi hâline geldi.
Fotoğraflar, paylaşımlar, organizasyonlar…
Ama sahaya indiğinizde şunu görüyorsunuz:
İnsanlar artık dinlenmek istiyor. Gerçekten dinlenmek…
Selman Günaydın’ın farkı da tam burada ortaya çıkıyordu.
O, konuşan değil dinleyen bir başkandı.
Anlatan değil, anlayan…
Bir vatandaşın derdini dinlerken göz teması kuran, not alan, çözüm için anında harekete geçen bir yaklaşım…
Bugün belki çok basit gibi görünebilir ama aslında siyasetin en zor tarafı tam da budur: samimiyet.
Kapısı Açık Siyaset
Bir dönem ilçe başkanlığı binasına girdiğinizde gördüğünüz manzara hâlâ hafızalarda…
Kapı açık. İçeride insanlar var. Bekleyenler var ama kimse şikâyetçi değil.
Çünkü herkes biliyor:
Sırası geldiğinde dinlenecek.
Bu, güvenin en net göstergesidir.
Bugün teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar sorunlarını telefonla, mesajla iletmeyi tercih ediyor. Ama Torbalı’da insanlar kapıyı çalıyordu. Çünkü o kapının açılacağına inanıyordu.
Reklam mı, Hizmet mi?
Bugün sosyal medya üzerinden siyaset yapan çok…
Ama sahada karşılığı olan kaç kişi var?
“Bugün şurada yedik, burada içtik” diyenlerle,
“Varsın bilinmeyeyim ama bir sorun çözülsün” diyenler arasında ciddi bir fark var.
Selman Günaydın, ikinci gruptaydı.
Reklama ihtiyaç duymayan, yaptığı işin konuşulmasını beklemeyen…
Ama buna rağmen konuşulan bir isim.
Asıl Mesele
Burada mesele bir kişiyi övmek değil…
Bir anlayışı hatırlatmak.
Birlikte düşünmek, birlikte üretmek, kimseyi kırmadan eksikleri dile getirmek…
İşte gerçek siyaset tam olarak budur.
Bardağın dolu tarafını görmek kadar, boş tarafını da incitmeden söyleyebilmek…
Selman Günaydın’ın bıraktığı iz biraz da bu yüzden kıymetli.
Bugün belki çok görünmeyen ama derinden hissedilen bir gerçek var:
Bazı insanlar görevdeyken değil,
görevden ayrıldığında ne kadar değerli olduğu anlaşılır.
Ve evet…
Torbalı’da bugün bir gerçek yüksek sesle söyleniyor:
Selman Günaydın’ı özlüyoruz.


YORUMLAR