Kalyoncu ; Türkiye'de Tarımsal Arazi Kullanımı Ekonomik Kalkınma İçin Önemlidir!

EGEOLAY /Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hasan Kalyoncu’nun TBMM Genel Kurulu’nda 221 Sıra Sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (hobi bahçeleri) konuşması yaptı.

Kalyoncu ; Türkiye'de Tarımsal Arazi Kullanımı Ekonomik Kalkınma İçin Önemlidir!
Editör: Ege Olay
08 Ekim 2020 - 14:38 - Güncelleme: 08 Ekim 2020 - 14:41
Yaptığı Açıklama;
Milliyetçi Hareket Partisinin tarım politikalarının temelinde tarım arazilerinin ve su kaynaklarının korunması yer almaktadır. Tarımsal üretimi etkileyen faktörlerin başında ülke topraklarının kullanım şekli önem kazanmaktadır. Buna göre, ülkemizde işlenebilir topraklarımızın %60’ında ekim yapılabilmektedir. Ayrıca gün geçtikçe çayır ve mera alanları azalmakta, dolayısıyla hayvancılık ve mandıracılık da olumsuz etkilenmektedir. Çayırların tarıma ayrılması tarımsal arazi miktarını genişletmiş gibi görünse de bu topraklardan istenilen düzeyde verim alınamamıştır. Buna ilaveten ormanlık ve fundalık araziler tarım arazisi yapılmak amacıyla tahrip edilmiştir. Türkiye’de tarımsal arazi kullanımı sahip olunan kaynakların etkin ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılması, ekonomik kalkınmanın sağlanması bakımdan gereklidir. 

Hobi Bahçeleri Gerçek Tanımına Uygun Yapılmalı! İnsanımızın Doğa İle Buluşmasına Hizmet Etmeli!

Günümüzde hobi bahçeleri adı altında tarım arazileri bölünmüş, parçalanmış, amaç dışı kullanılarak kirletilmeye devam edilmektedir. Bu konu ile ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi olarak kanun teklifimiz, araştırma önergelerimiz ve soru önergelerimiz mevcuttur. Meclis’te görüştüğümüz bu kanun teklifi de tarım alanlarının korunması ve yapılaşmanın düzenlenmesi açısından bizim teklifimiz ile uyum gösterdiği için destekliyoruz.

Türkiye’deki tanımı farklı kullanılsa da modern ülkelerdeki anlayışa göre hobi bahçeleri, şehirlerde yeşil alanların oluşumuna destek veren bir görev ifa eder.  Hobi bahçeleri kentte yaşayanların boş zamanlarında daha çok meyve, sebze, süs bitkileri üretiminde kullandıkları küçük tarım parselleridir. Hobi bahçelerinin rekreasyonel, ekolojik, sosyal, ekonomik ve eğitsel açıdan pek çok işlevleri bulunmaktadır. Hobi bahçeleri Avrupa kentsel peyzajının önemli kısmını oluşturmaktadır. 

Farklı ülkelerde 2008 itibariyle yaklaşık 3 milyon adet hobi bahçesi bulunmaktadır. Örnek verecek olursak Almanya’da bütün bahçeler kamu yeşil alan oluşturma açısından da önemli bir unsur olan “kent tarımı” veya “hobi bahçesi” denilen uygulamanın şehir merkezlerinde şehrin bütün her tarafından ulaşılabilecek durumda olması gerekir. Literatürdeki tanımlaması da böyledir. 

Amacı şehirdeki insanların toprakla buluşması, bir şeylerle uğraşması, vakit geçirmesi olduğu için bunun bir standarda bağlanması gerekmektedir. Seçim bölgem olan İzmir’de hobi bahçesi adı altında havuzlu siteler bulunmaktadır. Bunların hepsinde belediyelerin sorumluluk alması ve Türkiye'nin toprağını koruması gerekmektedir. Yani belediyeler para kaybetmek, vatandaşla karşı karşıya gelmemek gibi kaygılar gütmemelidir. 

Ülkemizdeki hobi bahçeciliğinin Avrupa’da olduğu gibi belediyelerin, tarım il müdürlüklerinin, il özel idaresinin denetimi altında bir sosyal hizmet alanı olarak kent bahçeciliği şeklinde devam etmeleri sağlanmalıdır. Hem tarım alanının yazlık site haline gelmesinin, hem de kentsel altyapıdan mahrum gecekondu görüntüsünün önüne geçmek gerekmektedir. Bu şekliyle özellikle büyükşehirlerde yaşayan insanımızın doğa ile buluşmasına hizmet edecek bir çözüm uygulamaya geçirilmelidir.

Tarım Arazilerinde Önalım Hakkının Kaldırılması Doğru Bir Karardır!

Ayrıca MHP olarak tarım arazilerinde problem oluşturan önalım hakkındaki teklifimiz de bu kanunda yer almaktadır. Tarımsal araziler için olan önalım hakkının kötüye kullanılması gerekçesiyle, sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin önalım hakkı kaldırılmasını amaçlanmaktadır. Dolayısıyla bu teklifte yer alan kanun değişikliğini olumlu buluyoruz. Çünkü köylerde satılık arazilerin köy halkı tarafından bilinmemesi hayatın olağan akışı ile bağdaşır bir husus değildir. Netice itibari ile köylü arasında bu tip davalar husumete yol açmış ve öldürme ve yaralamalar dâhil adli vakalara sebep olmaktadır.

Türk Tarım Politikalarında İklim Değişikliği de Dikkate Alınmalıdır!

İklim değişikliği çerçevesinde en fazla sorunlarla karşılaşacak olan alanlar arasında tarım ve hayvancılık yer almaktadır. Bu sebeple tarım topraklarının korunması yanında Tarım ve Orman Bakanlığında öncelikli alanlar olarak belirlenmeli ve bu konularda projeler geliştirmelidir. Bu projelerin Türk tarım politikalarına yön verecek şekilde dizayn edilmesi gereklidir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından destek verilecek projeler geleceğe yönelik politikalar oluşturacak şekilde olmalıdır. 

Ayrıca üretim çiftliklerinin de aktif olarak çalıştırılması gerekmektedir. TİGEM’in proje sonuçlarını uygulayabilecek nitelikte bir yönetim ve vizyona kavuşturulması gereklidir.

KBRN Tehditine Karşı Yüksek Güvenlikli Laboratuvar ve Araştırma Merkezi Oluşturulmalıdır!

Kimyasal Biyolojik Radyoaktif ve Nükleer tehdit ve tehlikeler kapsamında yeni yayımlanan yönetmelikte bakanlıkların görev ve sorumlulukları belirlenmiştir. Fakat tüm alanlarda önleyici tedbirlerin ve savunma tedbirlerinin tam anlamıyla yer almadığı görülmektedir. Biyolojik savaş yöntemleri sadece direkt insanı hedef alan organizmalardan ibaret olmayıp tarım ürünleri yönünden de olabilmektedir. Toplumları zayıf bırakmayı amaçlayan bu yöntemler tarıma da yönelebilmektedir. Bu amaçla araştırma yapacak yüksek güvenlikli laboratuvarlar oluşturulmalıdır. Bu laboratuvarlar araştırma yapabilecek nitelikte olup, tarımsal saldırıları önlemeye yönelik çalışmalar yaparken üniversiteler ile işbirliği içinde olmalıdır. 

Bunun yanında istilacı türler ve patojenlerle de mücadelede aktif görev yapabilecek kapasitede olmalıdır. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak AFAD veya Cumhurbaşkanlığına bağlı yüksek güvenlikli laboratuvar ve araştırma merkezi oluşturulmalıdır. Çalışılacak olan organizmaların büyük tehlike arz etmesi nedeni ile yurt içinde üniversitelere ve araştırma merkezlerine dağılması engellenmelidir. Çünkü dünyada bu yönde kazalar sonucu yayılan organizmalar sebebiyle felaketlerin yaşandığı bilinmektedir. Özellikle biyolojik savaşa karşı önlemler oluşturma hem zirai faaliyetler hem insan ve hayvan sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

 

Vatanımızı, Toprağımızı Korumak Zorundayız!

Önceliğimize almamız gereken şey, Türk vatan toprağını ve özellikle tarım topraklarını korumaktır. Çünkü toprak ve tarım aynı zamanda ülkemizin ve insanımızın gıda güvenliğinin temel taşıdır. Bunun birkaç oy veya üç kuruş çıkar uğruna heder edilmesini önlememiz stratejik önemde milli yükümlülüğümüzdür. 

İklim değişikliği ve su yönetimi sadece Türkiye olarak durdurabileceğimiz bir süreç değilse de, ülkemize ve insanımıza etkilerini yönetmek zorundayız. 

Tarımsal alanların korunması temelinde değerlendirdiğimiz bu kanun, verimli topraklarımızın imara açılması, hobi bahçesi adıyla tahrip edilmesi ve toprağın verimliliğini kaybetmesi tehlikelerine karşı önemli bir girişimdir. Türkiye’nin gıda konusunda kendine yeterli ve ihracata yönelebilecek potansiyelini harekete geçirmek gerekiyor. 

TBMM olarak üzerimize düşen görevin, tarım ve hayvancılığı desteklemek, üreticilerin hayat standartlarını yükseltmek olduğunu ifade ederek Türk köylüsünü saygıyla selamlıyorum.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum