MHP'li Osmanağaoğlu:" Terörsüz Türkiye Türk Milletinin, Var olma Muhasebesinin Nihai Halidir"
EGEOLAY/MHP Genel Sekreter Yardımcısı, İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu Bayındır ilçe kongresinde açıklamalarda bulundu.
Editör: Ege Olay
18 Temmuz 2026 - 13:51
Osmanağaoğlu Yaptığı Açıklamada;
Bugün; Milli Mücadelenin kızıl elması olarak İzmir’in kurtuluşunu işaret eden, kıymetli anneleri Zübeyde Hanım’ı emanet etmek için İzmir’imizi seçen, İzmir’imizi “bütün vatanın gözbebeği” diyerek onurlandıran, Gök Gözlü Gazi Paşa’mız Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdalısı olduğu İzmir’imizin güzide ilçelerinden, Bayındır’da sizlerle birlikte olmanın gururunu yaşıyorum.
Bugün; Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın emanetine sahip çıkan, bir asır önce yıkılan umutları yeşerten milli ruhu bugün de yaşayan, önüne çıkan bentler karşısında durmak yerine o bentleri yıkarak koşan, milli şuuru yüreğinde taşıyan Milliyetçi Hareket Partisi’nin Bayındır İlçe Kongresini sizlerle birlikte gerçekleştirmenin onurunu yaşıyorum.
Bugün; inanan, iman eden, tefekkürüyle göz, tevekkülüyle gönülleri dolduran, aynı duaya amin diyen siz değerli dava arkadaşlarımla birlikte olmanın şükrünü ediyorum.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin selam ve muhabbetlerini sizlere arz ediyor ve MHP Bayındır İlçe Kongremize hoş geldiniz, şerefler verdiniz diyorum.
Hepimiz müşahede ediyoruz ki; hem ülkemiz hem de coğrafyamız Türk milletinin istikbalini ilgilendiren çok önemli bir dönemden geçmektedir.
Şüphe yok ki; kaotik hadiselerin birbirini kovaladığı bir coğrafyada, ortaya çıkan tehlikeler karşısında diri olmak ve uyanık kalmak her zamankinden daha fazla önem arz etmektedir. Elbette Türk milletine yöneltilen tehditlerin seviyesi tarihin hiçbir döneminde azalmamıştır.
Ancak bugün Türk milletine yöneltilen; siyasi, ekonomik ve kültürel tazyikin şiddetinin sıradan olmadığı da ortadadır. Bu sebepledir ki; her devirde tetikte, her devirde teyakkuzda olmak Türk milletinin karakteri haline gelmiştir.
İşte bu uyanık olma ve teyakkuzda olma şuurunun bir gereği; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Türk Asrının harcını karmış, Terörsüz Türkiye’nin ilk adımlarını atarak Türkiye Yüzyılının mihenk taşını yerine koymuştur.
Şehitlerimizin kanlarıyla suladığı, ecdadın aziz hatıralarını her karışında saklayan ve nihayetinde vatan edindiğimiz bu topraklarda; tereddüt edenin kaybettiğini defalarca tecrübe etmişken, tedirgin olanın yolunun kesildiğini tarih bize defalarca gösterirken, birlik ve beraberlik için tereddüt etmemizi bekleyenler elbette umduklarını bulamayacaklardır.
Yöntemi olmayanlar devlet aklının yöntemlerini itibarsızlaştırmaya çalışsa da, taktikleri kişisel çıkarlar üzerine kurulu olanlar taktiklerini yutturmaya çalışsa da, ezberleri tutmasa da temelsiz iddialarını gündemde tutmaktan başka bir gayret göstermeyen siyasi papağanlar olsa da; hiç birisinin, bir olma ve diri kalma irademizi sarsamayacağı da açıktır.
Çünkü Terörsüz Türkiye hedefi; eşi olmayan bir feraset ile bir araya gelen Türk milletinin, var olma muhasebesinin nihai halidir.
Çünkü Terörsüz Türkiye hedefi; insanlığın medeniyet yolculuğunun lokomotifi olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’nin prangalarından kurtulması demektir.
Çünkü Terörsüz Türkiye demek; Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, el ele vererek, gönülden gönüle köprüler kurarak sımsıkı sahiplenmesi demektir.
Şüphe yok ki bu hakikatin aksini savunmak, yanlışta ısrarcı olmak Türk milletinin geleceğinin altını dinamitlemekten başka bir şey değildir.
Her şey ortadadır. Her şey şeffaftır.
Ekim 2024 tarihinden, yaklaşık 2 yıldan bu yana; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye ağza alınmayacak iftiralar atanlar hatırımızdadır. Onun söylemediği sözleri, Milliyetçi Hareket Partisi’nin üzerinde durmayacak yakıştırmaları, FETÖ taktikleriyle tedavüle sokan utanmazlar da hatırımızdadır.
Biz Terörsüz bir Türkiye’den bahsederken; avuçlarını ovuşturarak fırsat kollayan, kalbimizdeki kardeşliği, aklımızdaki geleceği baltalamak için çaba sarf edenler de hatırımızdadır.
Lütfen hatırlayın:
Milliyetçi Hareket Partisi olarak “huzurun anahtarı Terörsüz bir Türkiye’dir.” dediğimizde; ağızlarından barışı düşürmeyen ama aslında barışa hasım olanların hazımsızlığını hatırlayın.
Biz “Terörsüz Türkiye ortak bir geleceğin temelidir.” dediğimizde bugüne kadar kardeşlik nutku atan ama “bir olmanın” ehemmiyetini anlayamayan nankörleri hatırlayın.
Biz Terörsüz Türkiye “geleceğimiz için hayırlı ve mecburi bir gayedir” dediğimizde oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi davranıp, kürsülerden nutuk atıp laf ebeliğine soyunan, sahte milliyetçileri hatırlayın.
Ve yine lütfen onlar MHP’ye ve Liderine iftira atarken elde edilen kazanımları hatırlatın:
Suriye’de birbirine düşen SDG’yi, YPG’yi ve türevlerinin bugün bulunduğu ahvali hatırlatın.
Irak’ta kahraman güvenlik güçlerimizin Zap’ta kapattığı kilidi gösterin ve Irak’taki terör yuvalarının nasıl bir bir ortadan kalktığını hatırlatın.
Katil İsrail’in coğrafyayı kana bulama operasyonlarını gösterin ve “iç tahkimatın güçlendirilmesinin” ne demek olduğunu onlara hatırlatın.
Nasıl ki; sosyal medyada sahte adlarla açılmış hesaplar Türk milletinin hafızasını yok sayan alçak girdaplar oluşturuyorsa, Türk siyasetinde de sahte gülücüklerle ve kabadayılıklarla laf cambazlığı yapıp, Türk siyasetini sonu olmayan bir girdabın esiri yapma gayreti taşıyan, birbirinin adi kopyaları olan siyasetçilerin varlığı da su götürmez bir gerçektir.
Vesileyle toplum mühendisliğine soyunan, tanınmadıklarını sanan, bilinmediklerini zanneden bu operasyon çocuklarına da bir kaç hatırlatmada bulunmak isterim:
Bizim sosyal medyadaki sahte isimlerle açılmış sözüm ona hakaret ve harekat merkezlerine teslim edilecek ne partimiz, ne devletimiz ne de milletimiz vardır.
Kaynağı belli olmayan ama finansörleri belli iftira merkezlerine kulak asacak zamanımız da yoktur.
Ve elbette ifade etmem gerekir ki; vakur duruşumuzu yok sayanlara, sağduyumuzu yanlış yorumlayanlara, tavize teşne olma heveslilerine, teslimiyete dünden razı olup bizlere iftira atan aklı bozuklara eyvallah diyecek halimiz de yoktur.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettikleri gibi;
“Varlığımız ilahi takdirin hükmünde mana kazanmaktadır. Yolumuz; yalnız yürüyenlerin 'bizi unutup ben' diyenlerin yolu değildir. Yolumuz makam için değil, dava için; alkış için değil, Allah rızası içindir.”
Bu sebeple bugün burada bulunan her bir dava arkadaşımızın alkış için değil Allah rızası için burada olduğunu biliyor ve inanıyorum.
Biz diyen her bir dava arkadaşımızı bir kez daha saygıyla selamlıyor, kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. İlçe Başkanımız Mehmet Karakaya ve Yönetimini kutluyor muvaffakiyetler diliyorum. Sağ olun var olun hepiniz Allah’a emanet olun.
Bugün; Milli Mücadelenin kızıl elması olarak İzmir’in kurtuluşunu işaret eden, kıymetli anneleri Zübeyde Hanım’ı emanet etmek için İzmir’imizi seçen, İzmir’imizi “bütün vatanın gözbebeği” diyerek onurlandıran, Gök Gözlü Gazi Paşa’mız Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdalısı olduğu İzmir’imizin güzide ilçelerinden, Bayındır’da sizlerle birlikte olmanın gururunu yaşıyorum.
Bugün; Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın emanetine sahip çıkan, bir asır önce yıkılan umutları yeşerten milli ruhu bugün de yaşayan, önüne çıkan bentler karşısında durmak yerine o bentleri yıkarak koşan, milli şuuru yüreğinde taşıyan Milliyetçi Hareket Partisi’nin Bayındır İlçe Kongresini sizlerle birlikte gerçekleştirmenin onurunu yaşıyorum.
Bugün; inanan, iman eden, tefekkürüyle göz, tevekkülüyle gönülleri dolduran, aynı duaya amin diyen siz değerli dava arkadaşlarımla birlikte olmanın şükrünü ediyorum.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin selam ve muhabbetlerini sizlere arz ediyor ve MHP Bayındır İlçe Kongremize hoş geldiniz, şerefler verdiniz diyorum.
Hepimiz müşahede ediyoruz ki; hem ülkemiz hem de coğrafyamız Türk milletinin istikbalini ilgilendiren çok önemli bir dönemden geçmektedir.
Şüphe yok ki; kaotik hadiselerin birbirini kovaladığı bir coğrafyada, ortaya çıkan tehlikeler karşısında diri olmak ve uyanık kalmak her zamankinden daha fazla önem arz etmektedir. Elbette Türk milletine yöneltilen tehditlerin seviyesi tarihin hiçbir döneminde azalmamıştır.
Ancak bugün Türk milletine yöneltilen; siyasi, ekonomik ve kültürel tazyikin şiddetinin sıradan olmadığı da ortadadır. Bu sebepledir ki; her devirde tetikte, her devirde teyakkuzda olmak Türk milletinin karakteri haline gelmiştir.
İşte bu uyanık olma ve teyakkuzda olma şuurunun bir gereği; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Türk Asrının harcını karmış, Terörsüz Türkiye’nin ilk adımlarını atarak Türkiye Yüzyılının mihenk taşını yerine koymuştur.
Şehitlerimizin kanlarıyla suladığı, ecdadın aziz hatıralarını her karışında saklayan ve nihayetinde vatan edindiğimiz bu topraklarda; tereddüt edenin kaybettiğini defalarca tecrübe etmişken, tedirgin olanın yolunun kesildiğini tarih bize defalarca gösterirken, birlik ve beraberlik için tereddüt etmemizi bekleyenler elbette umduklarını bulamayacaklardır.
Yöntemi olmayanlar devlet aklının yöntemlerini itibarsızlaştırmaya çalışsa da, taktikleri kişisel çıkarlar üzerine kurulu olanlar taktiklerini yutturmaya çalışsa da, ezberleri tutmasa da temelsiz iddialarını gündemde tutmaktan başka bir gayret göstermeyen siyasi papağanlar olsa da; hiç birisinin, bir olma ve diri kalma irademizi sarsamayacağı da açıktır.
Çünkü Terörsüz Türkiye hedefi; eşi olmayan bir feraset ile bir araya gelen Türk milletinin, var olma muhasebesinin nihai halidir.
Çünkü Terörsüz Türkiye hedefi; insanlığın medeniyet yolculuğunun lokomotifi olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’nin prangalarından kurtulması demektir.
Çünkü Terörsüz Türkiye demek; Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, el ele vererek, gönülden gönüle köprüler kurarak sımsıkı sahiplenmesi demektir.
Şüphe yok ki bu hakikatin aksini savunmak, yanlışta ısrarcı olmak Türk milletinin geleceğinin altını dinamitlemekten başka bir şey değildir.
Her şey ortadadır. Her şey şeffaftır.
Ekim 2024 tarihinden, yaklaşık 2 yıldan bu yana; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye ağza alınmayacak iftiralar atanlar hatırımızdadır. Onun söylemediği sözleri, Milliyetçi Hareket Partisi’nin üzerinde durmayacak yakıştırmaları, FETÖ taktikleriyle tedavüle sokan utanmazlar da hatırımızdadır.
Biz Terörsüz bir Türkiye’den bahsederken; avuçlarını ovuşturarak fırsat kollayan, kalbimizdeki kardeşliği, aklımızdaki geleceği baltalamak için çaba sarf edenler de hatırımızdadır.
Lütfen hatırlayın:
Milliyetçi Hareket Partisi olarak “huzurun anahtarı Terörsüz bir Türkiye’dir.” dediğimizde; ağızlarından barışı düşürmeyen ama aslında barışa hasım olanların hazımsızlığını hatırlayın.
Biz “Terörsüz Türkiye ortak bir geleceğin temelidir.” dediğimizde bugüne kadar kardeşlik nutku atan ama “bir olmanın” ehemmiyetini anlayamayan nankörleri hatırlayın.
Biz Terörsüz Türkiye “geleceğimiz için hayırlı ve mecburi bir gayedir” dediğimizde oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi davranıp, kürsülerden nutuk atıp laf ebeliğine soyunan, sahte milliyetçileri hatırlayın.
Ve yine lütfen onlar MHP’ye ve Liderine iftira atarken elde edilen kazanımları hatırlatın:
Suriye’de birbirine düşen SDG’yi, YPG’yi ve türevlerinin bugün bulunduğu ahvali hatırlatın.
Irak’ta kahraman güvenlik güçlerimizin Zap’ta kapattığı kilidi gösterin ve Irak’taki terör yuvalarının nasıl bir bir ortadan kalktığını hatırlatın.
Katil İsrail’in coğrafyayı kana bulama operasyonlarını gösterin ve “iç tahkimatın güçlendirilmesinin” ne demek olduğunu onlara hatırlatın.
Nasıl ki; sosyal medyada sahte adlarla açılmış hesaplar Türk milletinin hafızasını yok sayan alçak girdaplar oluşturuyorsa, Türk siyasetinde de sahte gülücüklerle ve kabadayılıklarla laf cambazlığı yapıp, Türk siyasetini sonu olmayan bir girdabın esiri yapma gayreti taşıyan, birbirinin adi kopyaları olan siyasetçilerin varlığı da su götürmez bir gerçektir.
Vesileyle toplum mühendisliğine soyunan, tanınmadıklarını sanan, bilinmediklerini zanneden bu operasyon çocuklarına da bir kaç hatırlatmada bulunmak isterim:
Bizim sosyal medyadaki sahte isimlerle açılmış sözüm ona hakaret ve harekat merkezlerine teslim edilecek ne partimiz, ne devletimiz ne de milletimiz vardır.
Kaynağı belli olmayan ama finansörleri belli iftira merkezlerine kulak asacak zamanımız da yoktur.
Ve elbette ifade etmem gerekir ki; vakur duruşumuzu yok sayanlara, sağduyumuzu yanlış yorumlayanlara, tavize teşne olma heveslilerine, teslimiyete dünden razı olup bizlere iftira atan aklı bozuklara eyvallah diyecek halimiz de yoktur.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettikleri gibi;
“Varlığımız ilahi takdirin hükmünde mana kazanmaktadır. Yolumuz; yalnız yürüyenlerin 'bizi unutup ben' diyenlerin yolu değildir. Yolumuz makam için değil, dava için; alkış için değil, Allah rızası içindir.”
Bu sebeple bugün burada bulunan her bir dava arkadaşımızın alkış için değil Allah rızası için burada olduğunu biliyor ve inanıyorum.
Biz diyen her bir dava arkadaşımızı bir kez daha saygıyla selamlıyor, kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. İlçe Başkanımız Mehmet Karakaya ve Yönetimini kutluyor muvaffakiyetler diliyorum. Sağ olun var olun hepiniz Allah’a emanet olun.






YORUMLAR