Devlet Bahçeli: Gerekirse Şam'a girmek planlanmalı

EGEOLAY/MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Elazığ depremi sonrası ortaya konan "1999'da devlet çöktü" söylemine tepki gösterdi. Rusya'yı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Bahçeli, İdlib merkezli gelişmelerle ilgili de, "Gerekirse Şam'a girmek planlanmalıdır" dedi.

Devlet Bahçeli: Gerekirse Şam'a girmek planlanmalı

EGEOLAY/MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Elazığ depremi sonrası ortaya konan "1999'da devlet çöktü" söylemine tepki gösterdi. Rusya'yı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Bahçeli, İdlib merkezli gelişmelerle ilgili de, "Gerekirse Şam'a girmek planlanmalıdır" dedi.

Devlet Bahçeli: Gerekirse Şam'a girmek planlanmalı
11 Şubat 2020 - 11:41

MHP lideri Devlet Bahçeli, Meclis'te partisinin milletvekillerine seslendi.
Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 

Türkiye son zamanlarda afetlerle ve vehim kazalarla kıyasıya boğuşmaktadır. Felaketler 2020 yılında adeta otomatiğe bağlayarak ülkemizi tesiri altına almıştır...
Türkiye, tek yürek olarak Elazığ depremzedelerine sahip çıkmıştır. Bu memnuniyet vericidir. Depremin enkazı kaldırılırken Van'da çığ düşmesi sonucu 41 kardeşimiz şehit olmuştur. Deprem oldu çığ düştü derken İstanbul'da yolcu uçağı kaza kırıma uğramış, 3 kişi hayatını kaybetmiştir. Türk milleti tarihi boyunca felaketlere meydan okuya okuya bugünlere gelmiştir. Felaketler karşısında soğukkanlı tavır, aklıselim sabır yegane dayanağımız olmalıdır. Kötü günler Allah'ın izniyle geçecektir. Korku salmaya çalışanlara karşı durmak milli duruşun gereğidir...  

1999 depremi ile Elazığ depremini karşılaştırıp siyasi çıkar kovalayanlar vardır. 1999'da devletin çöküp bugün ayakta olduğunu söyleyenler ortadadır... 1999'da çöken devlet değil binalardır. Devlet aynıdır, ruh aynıdır, fıtrat ayınıdır; dün ile bugün arasında ayrımcılık yapanlar da kalleştir. 1999 depremi ile Elazığ depremini teraziye koymak ahlaksızlık değil midir...  Acının küçüğü büyüğü olmaz...
MHP'nin olduğu yerde Türk devleti çökmez, çökemez. Felaketler karşısında bir kez daha yükseklere taşırız. Biz varsak çöküş yoktur, çürüme imkansızdır. Depremler arasında siyasi kıyas yapmak birlik ve beraberliğe hançer sallamaktır. Türk devleti ve hükümeti dün gereğini yapmıştır, bugün de aynısıdır. Gölcük bizimdir Elazığ da bizimdir. 1999'daki acı neyse 2020'deki acı da odur. Biz alınganlık yapmıyoruz, sadece 3-5 çürük yumurtaya ayna tutuyoruz. Hiç kimse karanlığa saklanıp taş atmasın. Dün de bugün de Türk devleti güçlüdür... 

İDLİB'DEKİ GELİŞMELER

Türk milleti doğal felaketlerle mücadele ederken İdlib'de kahredici gelişmelere şahitlik edilmiştir... Kanlı Suriye rejimi Türk askerini hedef almıştır. Artık buna tahammül edecek halimiz kalmamıştır. Katil Esad defolup gidesiye kadar yüreğimiz soğumayacaktır... 
Hem Suriye'yi hem de Türkiye'yi eş zamanlı kontrol etmeye çalışan Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin, Rusya ile ilişkileri yeniden gözden geçirmesi temennimizdir. Ne Astana'dan ne Soçi'den ne Cenevre'den ne de diplomatik temaslardan herhangi bir sonuç bugüne kadar çıkmamıştır, çıkması da beklenmemelidir... Şehitlerimizin vebali saldırgan Suriye kadar buna ortam hazırlayan Rusya'nın omuzlarındadır. Bununla yüzleşmek şarttır...
Türk milleti gerekirse, başka da seçenek görülmezse, Şam'a girmeyi şimdiden planlamalıdır... Mehmetlerimize şehit eden alçaklara ses çıkarmayıp Türk devletini suçlayanlar ortadadır... Esad devrilmelidir, zulüm şatoları yıkılmalıdır. 

"KILIÇDAROĞLU GÖREV ALACAK MIYDI?"

Bugün CHP yönetimi Türkiye düşmanları tarafından ele geçirilmiştir... 3 genel başkan yardımcımızdan kurulan komisyon çalışmalarını tamamlamıştır. Bu komisyon marifetiyle Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. 
Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün siyasi ayağını açıklayacakmış, boy aynasına baksın... 15 Temmuz başarılı olsaydı yurtta sulh konseyinin siyasi ayağı kim olacak, ülkeyi kimler yönetecektir? Mesela Kılıçdaroğlu böyle bir durumda görev alacak mıydı? Cevabını aradığımız sorular da bu şekildedir...

İLKER BAŞBUĞ'UN AÇIKLAMALARI

26. Genelkurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ, malum iddialarda bulundu... Önerge üzerinde siyasi ayak tartışması odaklanmıştır. MHP 2009'da ne söylediyse bugün de arkasındadır. Fakat FETÖ'nün siyasi ayağı basit şekilde önergeye imza atanlarla geçiştirilemez...  Bizim de çekincelerimiz vardır önerge hakkında ancak sayın Başbuğ yanlış yerde iz sürmektedir... O günkü bir konuyu bugün yeniden kaşımanın kime ne faydası olacaktır... Kendisi görevdeyken FETÖ'cülerle mücadaleyi hakkıyla yapmış mıdır?.. (NTV)
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum