“Tarım ve Gıda Yoksa Gelecek de Yok; Köyünde Kal Türkiye”

EGEOLAY/Tüm dünyada baş gösteren corona virüs salgını üretim sektörüne büyük darbe vurdu; gözler en temel ihtiyaçların başında gelen gıda üretimi ve tarım sektörüne çevrildi.

“Tarım ve Gıda Yoksa Gelecek de Yok; Köyünde Kal Türkiye”

EGEOLAY/Tüm dünyada baş gösteren corona virüs salgını üretim sektörüne büyük darbe vurdu; gözler en temel ihtiyaçların başında gelen gıda üretimi ve tarım sektörüne çevrildi.

“Tarım ve Gıda Yoksa Gelecek de Yok; Köyünde Kal Türkiye”
06 Nisan 2020 - 12:03

Tarım ve hayvancılık sektörünün ülkenin en stratejik kaynakları olduğunu ve bu süreçte mutlaka desteklenmesi gerektiğini söyleyen Tarım Hukuku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Arsin Demir, “Tarım ve gıda yoksa gelecek de yok. Çiftçiler tarlaları terketmemeli. Köyünde kal Türkiye” dedi.
Demir, Türk çiftçisinin fedakarca hem kendi geçimini, hem de vatandaşların temel gıda ihtiyaçlarını sağlamak için gerekli önlemleri almaya çalışarak üretim için mücadele ettiğine dikkat çekti.
YEREL ÜRETİM DESTEKLENMELİ
Özellikle yurtdışı alım satımların da durduğu bu süreçte yerel kaynakların ve ürünlerin de tekrar en önemli gündem maddesi haline geleceğini dile getiren Arsin Demir, “Tarım ve gıda sektörleri pek çok bileşeni içeren ve önemli istihdam yaratan bir nitelikte. Tüm dünyayı olduğu gibi maalesef ülkemizi de olumsuz etkileyen corona virüs, elbetteki birçok şeyi değiştirdi ve değiştirecek. Bundan sonraki süreçte farklı bir ekonomi modeline yönelmek zorunda kalacağımız ifade ediliyor. Bu durum hepimiz için pek çok yeni sonuç doğuracaktır. Artık ülkemizde yerel üretimin ve üreticinin teşvik edilmesi hiç olmadığı kadar önem kazandı” diye konuştu.
“Tarım ve tarıma dayalı sanayi sistemi daha çok geliştirilmeli ve coronaya karşı güvenlik önlemleri de maksimum seviye çıkarılarak üretimin kesintiye uğramasının da önüne geçilmelidir” diyen Demir, “Her bireyin kendinden başlayarak sağlıklı gıdayı elde etmek için tedbirlerini alması önem kazanıyor. Çünkü bu salgını ne kadar çabuk atlatırsak o kadar az zarar görürüz. Tarım sektörü hem emek hem de zaman isteyen bir sektör. Bu nedenle çiftçilerin mutlaka tarlalarından uzaklaşmaması gerekiyor. Çünkü toprağını bırakıp farklı bir kente göç eden ailelerin tekrar geri dönmeleri de çok zor olacaktır” ifadesini kullandı.
BORÇLAR ERTELENMELİ
Tarım Hukuku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Arsin Demir, ithalatın durması nedeniyle özellikle dışa bağımlı olduğumuz tarımsal üretim hammaddelerinde sorunlar yaşanabileceğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Gübre ve ilaç alımlarında da sıkıntı yaşanabilir. Ayrıca bu sıkıntılara bağlı olarak maliyetler artabilir. Pamuk özelinde en büyük üretici Çin’in alımlarını durdurması uluslararası piyasada pamuk fiyatlarını aşağıya çekti. Bu da sıfır gümrükle ithal pamukla rekabet eden Türk çiftçisini zorlayacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) stoklarında besici, yetiştirici, sanayici ve tüketicinin ihtiyacını karşılayacak yeterli miktarda ürün bulunduğu ifade ediliyor. Bakanlık tarafından toplamda 1,5 milyar TL. bundan iki hafta önce çiftçilerin kimlik numaralarına göre ödenmeye başlandı. Mazot desteği, dane mısır desteği, hububat bakliyat destekleri gibi destekler de bulunuyor. Destekten ziyade “üretime devam kredisi” veya üreticilere “koronavirüs tazminatı” ödenmesi gibi talepler değerlendirilmeli. Tarım kredileri ertelendi; ancak Ziraat Bankası’na olan borçların da uzun vadelere yayılarak faizsiz ertelenmesi gerekiyor”
ÖNEMLİ OLAN ÜRETİMİN DEVAMLILIĞI
Bu konunun sadece virüs özelinde değerlendirilmemesi gerektiğini de kaydeden Arsin Demir, şunları söyledi: “Virüs krizi nedeniyle maalesef diğer sektörlerde de bir daralma yaşanıyor. Burada önemli olan nokta üretimin devamlılığı ve sürdürülebilirliği. Özellikle köye dönüşü artıracak politikaların veya destek mekanizmasının daha iyi bir noktaya gelmesi gerekiyor. Üreticiye yeni mali destek programları hazırlanmalı, Ziraat Bankası borçları faizsiz ötelenmeli, üretici ve mevsimlik işçilerin tarlalara güvenle ulaşımı sağlanmalı. Salgını elbette atlatacağız. Ülkemizin tarımdan gelen gücünü daha da iyi kullanabilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Birçok zorluğa göğüs geren Türk milleti bu sıkıntıların da üstesinden el birliğiyle gelecektir”
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum