Mirasını Hayvanlara ve Eğitime Bırakacak
EGEOLAY/İzmir Karşıyaka’da 40 yıl geçmesine rağmen unutulmayan efsane Belediye Başkanı Nevzat Çobanoğlu’nun cenazesinde Melis Koturoğlu ile karşılaştım.
Editör: Ege Olay
26 Eylül 2024 - 13:45
Yürüteç ile zar zor cenaze törenine gelmiş, yeni Belediye Başkanı Yıldız Ünsal yanına gidip elinden tutarak sohbet etti. Çünkü Melis Koturoğlu da Karşıyaka’nın seçkin bir ailesinin kızıydı ve NATO’nun İzmir tesislerinde çalışıp emekli olmuştu. Beni görünce “Ahmetcim Çobanoğlu yıllar sonra bizi karşılaştırdı. Allah rahmet eylesin. Vatanını, milletini çok seven, çalışkan, dürüst, vicdanlı, nazik ve adaletli kişiliği ile çok örnek bir insandı. Böyle insanlar az kaldı” dedi.
Yeni Asır Gazetesi’nde muhabirken Melis Koturoğlu’nu evinde 20 tane kedi beslediği için haber yapmıştım. Nerede yaralı bir kedi görse onu alıp tedavi ettirip ya sahiplendirir ya da evine götürürdü. Cenaze sonrası bir yerde oturup eski günleri yadettik. Melis Koturoğlu, Şarköy’deki yazlık ve Karşıyaka’da bulunan 2 dairesini satarak gelirini Karşıyaka Belediyesi hayvan barınağı ve eğitim vakıflarına bağışlayacağını söyledi. Tekirdağ Şarköy’de yazlığının olduğunu, eşimle birlikte ağırlamak istediğini söyledi. Bu ülkede sokak hayvanları ve Atatürkçü eğitimi düşünen insanların varlığı mutlu ediyor. 2 gün sonra tekrar aradı ve “Ben Şarköy’e gidiyorum müsaitseniz beraber gidelim” teklifini kırmadım. TRT İzmir Müdürlüğü’nde yanımda staj yapan iki öğrenci Tekirdağ ve Şarköy’ü çok anlatmışlardı. Aksanları çok hoşuma gitmişti.
ŞARKÖY’E HAYRAN KALDIM
Şarköy, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, İstanbul'a yakınlığı nedeniyle hafta sonu şehirden kaçmak istemeyenlerin ilk tercihi olmuş.

Eylül ayının sonu olmasına rağmen 30 derece sıcaklık vardı ve pek çok kişi denize giriyordu. Şarköy, 60 kilometre boyunca uzanan plajıyla dünyanın en uzun 62’nci sahil şeridine sahipmiş. İlçe sınırları içindeki Uçmakdere ise bölgenin en güzel yerlerinden biri. Uçmakdere'de birçok doğa sporunu yapmak mümkün. Bunlar arasında benim de çok sevdiğim ve Fethiye Babadağ’dan atladığım (1700m.) yamaç paraşütü var. Şarköy'den Marmara Denizi'nde yine Tekirdağ'a bağlı olan Avşa ve Marmara adasına motor turlarıyla günübirlik tur yapmayı bir sonraki geziye bıraktım. Şarköy'ün sahil şeridinde akşamları çay bahçeleri, özellikle ailelerin vakit geçirmek için tercih ettiği yerler arasında çok canlıydı. Bölge aynı zamanda üzüm bağları ve ayçiçek tarlalarıyla da ünlü. Özellikle eylül ayında gerçekleşen bağbozumu döneminde gittiğim için müthiş görselliklere şahit oldum ve fotoğrafladım. Melis Koturoğlu sayesinde Şarköy’de bir kapım daha oldu ve gelecek yaz mevsimi tekrar gideceğim.
KUTMAN TÜRKİYE’NİN GURURU
Şarköy gibi Mürefte’nin de adını ve methini çok duymuştum, gitmezsem olmazdı. “Küçük İstanbul’’ olarak bilinen dağların denize bakan yamaçlarında dünyanın en kaliteli bağcılığı ve zeytinciliği yapılıyor Mürefte‘de. 1650-1900 yılları arasında deniz ticareti, şarap, kiremit üretimi ve denize bakan bağlarında yetişen emsalsiz üzümler, zeytin ve zeytinyağı üretimiyle Mürefte adından çok söz ettirmiş.

Fransa ve İtalya’ya gemilerle şarap ve kiremit ihraç edilmiş hatta Marsilya Kiremiti ve Rusya Kızıl Meydan yapı kiremitlerinin Mürefte’den gittiği bilgisi vardır. ‘Şarap’ demişken Kutman Şaraplarının hakkını vermek lazım. Hatta Türkiye’nin gururu diyebiliriz. Geçmişi 1896 yılına dayanır. Tesislerini gezdim muhteşem. Murat Korkusuz o kadar candan ve samimi bir tanıtım yaptı ki, iz bıraktı. Ali Paşazade Ahmet Efendi'nin girişimiyle başlayan, dört kuşaktır ailede devam eden bir serüven, üçüncü kuşak Adnan Kutman ve dördüncü kuşak F. Tunç Kutman'ın özverili çalışmalarıyla Mürefte’de devam ediyor. “Her üzümden şarap olur ama her üzümden kaliteli şarap olmaz” diye bir söz var. Kutman Şarapları dünyanın sayılı ve en tutulan şaraplık üzümleri olan Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah ile Chardonnay ve Sauvignon Blanc gibi üzüm türlerini yetiştiriyor elde ettiği üzümleri, şaraplarında kısmen monosepaj (tek üzüm cinsinden üretilen şarap), kısmen de kupaj (harman) olarak başarı ile kullanarak tüketicinin beğenisine sunuyor. Şarap müzesini ve tesislerini gezmenizi tavsiye ederim.
(Ahmet Aydın Akansu)
Yeni Asır Gazetesi’nde muhabirken Melis Koturoğlu’nu evinde 20 tane kedi beslediği için haber yapmıştım. Nerede yaralı bir kedi görse onu alıp tedavi ettirip ya sahiplendirir ya da evine götürürdü. Cenaze sonrası bir yerde oturup eski günleri yadettik. Melis Koturoğlu, Şarköy’deki yazlık ve Karşıyaka’da bulunan 2 dairesini satarak gelirini Karşıyaka Belediyesi hayvan barınağı ve eğitim vakıflarına bağışlayacağını söyledi. Tekirdağ Şarköy’de yazlığının olduğunu, eşimle birlikte ağırlamak istediğini söyledi. Bu ülkede sokak hayvanları ve Atatürkçü eğitimi düşünen insanların varlığı mutlu ediyor. 2 gün sonra tekrar aradı ve “Ben Şarköy’e gidiyorum müsaitseniz beraber gidelim” teklifini kırmadım. TRT İzmir Müdürlüğü’nde yanımda staj yapan iki öğrenci Tekirdağ ve Şarköy’ü çok anlatmışlardı. Aksanları çok hoşuma gitmişti.
ŞARKÖY’E HAYRAN KALDIM
Şarköy, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, İstanbul'a yakınlığı nedeniyle hafta sonu şehirden kaçmak istemeyenlerin ilk tercihi olmuş.

Eylül ayının sonu olmasına rağmen 30 derece sıcaklık vardı ve pek çok kişi denize giriyordu. Şarköy, 60 kilometre boyunca uzanan plajıyla dünyanın en uzun 62’nci sahil şeridine sahipmiş. İlçe sınırları içindeki Uçmakdere ise bölgenin en güzel yerlerinden biri. Uçmakdere'de birçok doğa sporunu yapmak mümkün. Bunlar arasında benim de çok sevdiğim ve Fethiye Babadağ’dan atladığım (1700m.) yamaç paraşütü var. Şarköy'den Marmara Denizi'nde yine Tekirdağ'a bağlı olan Avşa ve Marmara adasına motor turlarıyla günübirlik tur yapmayı bir sonraki geziye bıraktım. Şarköy'ün sahil şeridinde akşamları çay bahçeleri, özellikle ailelerin vakit geçirmek için tercih ettiği yerler arasında çok canlıydı. Bölge aynı zamanda üzüm bağları ve ayçiçek tarlalarıyla da ünlü. Özellikle eylül ayında gerçekleşen bağbozumu döneminde gittiğim için müthiş görselliklere şahit oldum ve fotoğrafladım. Melis Koturoğlu sayesinde Şarköy’de bir kapım daha oldu ve gelecek yaz mevsimi tekrar gideceğim.
KUTMAN TÜRKİYE’NİN GURURU
Şarköy gibi Mürefte’nin de adını ve methini çok duymuştum, gitmezsem olmazdı. “Küçük İstanbul’’ olarak bilinen dağların denize bakan yamaçlarında dünyanın en kaliteli bağcılığı ve zeytinciliği yapılıyor Mürefte‘de. 1650-1900 yılları arasında deniz ticareti, şarap, kiremit üretimi ve denize bakan bağlarında yetişen emsalsiz üzümler, zeytin ve zeytinyağı üretimiyle Mürefte adından çok söz ettirmiş.

Fransa ve İtalya’ya gemilerle şarap ve kiremit ihraç edilmiş hatta Marsilya Kiremiti ve Rusya Kızıl Meydan yapı kiremitlerinin Mürefte’den gittiği bilgisi vardır. ‘Şarap’ demişken Kutman Şaraplarının hakkını vermek lazım. Hatta Türkiye’nin gururu diyebiliriz. Geçmişi 1896 yılına dayanır. Tesislerini gezdim muhteşem. Murat Korkusuz o kadar candan ve samimi bir tanıtım yaptı ki, iz bıraktı. Ali Paşazade Ahmet Efendi'nin girişimiyle başlayan, dört kuşaktır ailede devam eden bir serüven, üçüncü kuşak Adnan Kutman ve dördüncü kuşak F. Tunç Kutman'ın özverili çalışmalarıyla Mürefte’de devam ediyor. “Her üzümden şarap olur ama her üzümden kaliteli şarap olmaz” diye bir söz var. Kutman Şarapları dünyanın sayılı ve en tutulan şaraplık üzümleri olan Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah ile Chardonnay ve Sauvignon Blanc gibi üzüm türlerini yetiştiriyor elde ettiği üzümleri, şaraplarında kısmen monosepaj (tek üzüm cinsinden üretilen şarap), kısmen de kupaj (harman) olarak başarı ile kullanarak tüketicinin beğenisine sunuyor. Şarap müzesini ve tesislerini gezmenizi tavsiye ederim.
(Ahmet Aydın Akansu)









YORUMLAR