MHP'li Osmanağaoğlu'ndan Terörsüz Türkiye Vurgusu
EGEOLAY/Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Bornova'da düzenlenen İlçe Başkanlığı Olağan Kongresi'nde partililere hitap etti.
Editör: Ege Olay
05 Temmuz 2026 - 16:35
Osmanağaoğlu Yaptığı konuşmada:
Bugün burada; Milliyetçi Hareket Partisiyle sadece gönül bağı değil kan ve can bağı da olan Bornova’mızda, Milliyetçi Hareket Parti’mizin Olağan İlçe Kongresini siz değerli dava arkadaşlarımızla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum.
Türkiye’nin dört bir yanında; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla başlatılan 15. Olağan kurultay sürecimizin, İzmir’de ve elbette Bornova’da büyük bir heyecanla devam etmesi de ayrıca gurur vericidir.
Yarım asrı deviren, Türk milliyetçilerinin yegane adresi olan, Türk milletinin vicdanının sesi olmayı sorumluluk kabul eden Milliyetçi Hareket Partisi; bundan sonra da bu sorumluluğunun gereğini yapmaya devam edecektir. Türk ve Türkiye Yüzyılı gibi; sadece Türk milleti için değil, gönül coğrafyamızda yaşayanlar ve adalet bekleyen tüm insanlar için umut olan Türk Asrı mefkuresini, Türk milletinin kızıl elması haline getiren Milliyetçi Hareket Partisi, elbette böylesine büyük büyük bir yükü taşımak için var gücüyle çalışacak azme de sahiptir.
Biliyoruz ki; Türkiye Yüzyılı mefkuresi; Türk milletinin faziletinin gereği attığı dev bir adım, fıtratımız gereği ettiğimiz dönülmez bir yemindir. Türk ve Türkiye Yüzyılı; Türk’ün mührünü vurduğu asırların arasında sökülmeyecek şekilde kök salmış ruhun eseri, yürünen meşakkatli yolun sonundaki nefes ağacıdır.
Bu sebeple inanıyoruz ki; - Türk milletinin bedenini, tıpkı habis bir ur gibi rahatsız eden terörün kökten ortadan kaldırıldığı, - Türk ve İslam düşmanlığı tazyikiyle gelen saldırıların sinesinde hızlıca eridiği, - Hakk’ın batıl karşısında zafer sancağını çektiği Büyük Türkiye, Milliyetçi Hareket’in kadrolarıyla inşa edilecektir.
İfade etmem gerekir ki; Söylemlerimizi hamaset olarak tanımlayanlar olacaktır. Hayallerimizi gerçekleşmeyecek hayaller olarak görenler olacaktır. 3 Ülkülerimizle dalga geçenler ve her zaman söyledikleri gibi “bunlar boş hayalden ibarettir” diyenler de olacaktır. Ama buradan; Bornova’dan, siz değerli dava arkadaşlarımızın huzurunda bir kez daha ifade etmek isterim ki:
Söylediklerimiz hamaset değil, sözü Türk milletinin sözü olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin sözleridir. Hayallerimiz tûl hayaller değil, gerçekleşmek için zamanını bekleyen, dirilmek için ruhunu arayan ideallerdir. Ülkülerimiz de Türk’ün şanlı tarihinin bizlere yüklediği tarihi sorumluluk, kahraman ecdadın bizlere tevdi ettiği kutlu emanet, gelecek nesillere bitmeyen borcumuzdur!
Hatırlayın lütfen;
- Mavi Vatan dediğimizde denizlerdeki misak-i millimizi saldırganca görenler de bunlardı.
- Karabağ özgürlüğüne kavuşacak, Türk’ün bayrağı asılacak dediğimizde bizimle dalga geçenler de bunlardı.
- “Suriye’de terör devleti kurulmasına müsaade etmeyiz” dediğimizde “nasıl yapacaksınız onu, adamlar devlet kurdu bile” diyerek teslimiyet rüzgarı üfleyenler de bunlardı.
- “Libya’da ne işimiz var, Afrika’da ne işimiz var, bize ne karadenizin kuzeyinde yaşananlardan, bize ne Akdeniz’deki kuşatmadan” diyenler de bunlardı.
Ve lütfen bir kez daha görelim: Hamdolsun Mavi Vatan Türk’ün milli şahsiyetinin denizlerdeki şuuru olmuş, Türk devleti Suriye’de bütün oyunları bozmuş, terör devleti teşebbüsünü planlayıcılarının başına çalmış ve elbette Karabağ’a Türk’ün şanlı bayrağını Allah’ın izniyle bir daha hiç inmemek üzere asmıştır.
Önüne koyulanı miras olarak gören ve yemek için birbiriyle yarışan haramzadelerin bizi anlamasını elbette beklemiyoruz. Var olanı bırakın ileriye taşımayı korumayı bile beceremeyen kifayetsizlerin sesimize ses vermesini elbette beklemiyoruz. Vatan aşkıyla geleceği inşa derdiyle dertlenen Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yi bugününü kurtarma telaşına düşen makam müptelalarının anlamasını elbette beklemiyoruz.
Hamdolsun niyetimizi kul da biliyor Allah da biliyor. Şükürler olsun yaptıklarımızı Allah da görüyor Türk milleti de görüyor. Ve elbette hamdüsenalar olsun Abdestimizden şüphemiz yok dolayısıyla namazımızdan da şüphemiz yok.
Soruyorum: Terörsüz Türkiye derken; bizleri “terör örgütleriyle pazarlık yapmakla suçlayan” sözüm ona siyasetçiler, iftiracılar; İran’da yaşananları gördükten sonra, Irak’ta yaşananları gördükten sonra, Suriye’de yaşananları gördükten sonra nereye kayboldular?
Biz Terörsüz Türkiye derken; sinsi sinsi komplo teorileri yazıp, denmeyeni dendi deyip, yapılmayanı yaptı diyen, milliyetçiliğimizi sorgulayan, vatan sevgimizi sorgulayan değersizler; artık planları açık olan İsrail’in yaptıklarını, ABD’nin sinsiliğini, AB’nin iftiralarını gördükten sonra neden dut yemiş bülbüle döndüler?
Biz iç tahkimatın güçlendirilmesi için çaba sarf ederken, devlet millet el ele vermiş terörsüz Türkiye’nin inşası için mücadele verirken, Türkiye’nin kuşatılmaya çalışıldığını görmesine rağmen sesini çıkarmayan kifayetsizler hangi deliğe girdiler?
Ben size söyleyeyim: Onlar iftira derdine düşerken Devlet Bahçeli Halep’in kurtuluşu için mücadele ediyordu. Onlar yalanlarla 3-5 oy derdine düşerken; Devlet Bahçeli Lübnan’daki çıkarlarımızla, Suriye’deki çıkarlarımızla dertleniyor, stratejiler üretiyor, Türkiye’nin çıkarlarını gözeten bir devlet aklını ortaya koyuyordu.
Devlet Bahçeli terörü kökünden kazımakla, tehlikeli girdaplardan Türk milletini kurtarmak için gece gündüz ülkesini düşünüp “Benim Aklım Hep Türkiye’dir” diyordu. Tüm bunları Türk milletinin ferasetiyle dalga geçercesine, kamuoyunu yanıltmak pahasına kullanan ve siyasetçiyim diye gezinenlere söylüyorum: Türk’ün örfüne muvafık ve Türk’ün töresine müzahir davranmanız için halen geç değildir.
104 yıl önce İzmir’den denize dökülenlerin çıkarlarına hizmet etmeyi bırakıp 104 yıl önce namusu addettiği vatanı için can alıp can vermeye hazır Türk milletinin çıkarlarını gözetmeniz için zaman halen geçmemiştir. Hak ile batıl arasında tercih yapmak için, korkak gibi davranmak yerine kahramanca davranıp “ben de varım” demek için halen geç değildir.
Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mihenk taşı olan Terörsüz Türkiye’nin imarına bir tuğlada siziz koymanız için geç değildir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettikleri gibi; “Herkes bilmelidir ki, baktığımız yer Kocatepe, bastığımız yer Dumlupınar, bayraklaştığımız yer İzmir, gerekirse düşmanı batıracağımız yer de gene Ege’dir”
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Bornova İlçe Başkanımız Turan Otlu ve Değerli Yönetimini tebrik ediyor, kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağ olun var olun. Hepiniz Allah’a emanet olun.
Bugün burada; Milliyetçi Hareket Partisiyle sadece gönül bağı değil kan ve can bağı da olan Bornova’mızda, Milliyetçi Hareket Parti’mizin Olağan İlçe Kongresini siz değerli dava arkadaşlarımızla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum.
Türkiye’nin dört bir yanında; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla başlatılan 15. Olağan kurultay sürecimizin, İzmir’de ve elbette Bornova’da büyük bir heyecanla devam etmesi de ayrıca gurur vericidir.
Yarım asrı deviren, Türk milliyetçilerinin yegane adresi olan, Türk milletinin vicdanının sesi olmayı sorumluluk kabul eden Milliyetçi Hareket Partisi; bundan sonra da bu sorumluluğunun gereğini yapmaya devam edecektir. Türk ve Türkiye Yüzyılı gibi; sadece Türk milleti için değil, gönül coğrafyamızda yaşayanlar ve adalet bekleyen tüm insanlar için umut olan Türk Asrı mefkuresini, Türk milletinin kızıl elması haline getiren Milliyetçi Hareket Partisi, elbette böylesine büyük büyük bir yükü taşımak için var gücüyle çalışacak azme de sahiptir.
Biliyoruz ki; Türkiye Yüzyılı mefkuresi; Türk milletinin faziletinin gereği attığı dev bir adım, fıtratımız gereği ettiğimiz dönülmez bir yemindir. Türk ve Türkiye Yüzyılı; Türk’ün mührünü vurduğu asırların arasında sökülmeyecek şekilde kök salmış ruhun eseri, yürünen meşakkatli yolun sonundaki nefes ağacıdır.
Bu sebeple inanıyoruz ki; - Türk milletinin bedenini, tıpkı habis bir ur gibi rahatsız eden terörün kökten ortadan kaldırıldığı, - Türk ve İslam düşmanlığı tazyikiyle gelen saldırıların sinesinde hızlıca eridiği, - Hakk’ın batıl karşısında zafer sancağını çektiği Büyük Türkiye, Milliyetçi Hareket’in kadrolarıyla inşa edilecektir.
İfade etmem gerekir ki; Söylemlerimizi hamaset olarak tanımlayanlar olacaktır. Hayallerimizi gerçekleşmeyecek hayaller olarak görenler olacaktır. 3 Ülkülerimizle dalga geçenler ve her zaman söyledikleri gibi “bunlar boş hayalden ibarettir” diyenler de olacaktır. Ama buradan; Bornova’dan, siz değerli dava arkadaşlarımızın huzurunda bir kez daha ifade etmek isterim ki:
Söylediklerimiz hamaset değil, sözü Türk milletinin sözü olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin sözleridir. Hayallerimiz tûl hayaller değil, gerçekleşmek için zamanını bekleyen, dirilmek için ruhunu arayan ideallerdir. Ülkülerimiz de Türk’ün şanlı tarihinin bizlere yüklediği tarihi sorumluluk, kahraman ecdadın bizlere tevdi ettiği kutlu emanet, gelecek nesillere bitmeyen borcumuzdur!
Hatırlayın lütfen;
- Mavi Vatan dediğimizde denizlerdeki misak-i millimizi saldırganca görenler de bunlardı.
- Karabağ özgürlüğüne kavuşacak, Türk’ün bayrağı asılacak dediğimizde bizimle dalga geçenler de bunlardı.
- “Suriye’de terör devleti kurulmasına müsaade etmeyiz” dediğimizde “nasıl yapacaksınız onu, adamlar devlet kurdu bile” diyerek teslimiyet rüzgarı üfleyenler de bunlardı.
- “Libya’da ne işimiz var, Afrika’da ne işimiz var, bize ne karadenizin kuzeyinde yaşananlardan, bize ne Akdeniz’deki kuşatmadan” diyenler de bunlardı.
Ve lütfen bir kez daha görelim: Hamdolsun Mavi Vatan Türk’ün milli şahsiyetinin denizlerdeki şuuru olmuş, Türk devleti Suriye’de bütün oyunları bozmuş, terör devleti teşebbüsünü planlayıcılarının başına çalmış ve elbette Karabağ’a Türk’ün şanlı bayrağını Allah’ın izniyle bir daha hiç inmemek üzere asmıştır.
Önüne koyulanı miras olarak gören ve yemek için birbiriyle yarışan haramzadelerin bizi anlamasını elbette beklemiyoruz. Var olanı bırakın ileriye taşımayı korumayı bile beceremeyen kifayetsizlerin sesimize ses vermesini elbette beklemiyoruz. Vatan aşkıyla geleceği inşa derdiyle dertlenen Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yi bugününü kurtarma telaşına düşen makam müptelalarının anlamasını elbette beklemiyoruz.
Hamdolsun niyetimizi kul da biliyor Allah da biliyor. Şükürler olsun yaptıklarımızı Allah da görüyor Türk milleti de görüyor. Ve elbette hamdüsenalar olsun Abdestimizden şüphemiz yok dolayısıyla namazımızdan da şüphemiz yok.
Soruyorum: Terörsüz Türkiye derken; bizleri “terör örgütleriyle pazarlık yapmakla suçlayan” sözüm ona siyasetçiler, iftiracılar; İran’da yaşananları gördükten sonra, Irak’ta yaşananları gördükten sonra, Suriye’de yaşananları gördükten sonra nereye kayboldular?
Biz Terörsüz Türkiye derken; sinsi sinsi komplo teorileri yazıp, denmeyeni dendi deyip, yapılmayanı yaptı diyen, milliyetçiliğimizi sorgulayan, vatan sevgimizi sorgulayan değersizler; artık planları açık olan İsrail’in yaptıklarını, ABD’nin sinsiliğini, AB’nin iftiralarını gördükten sonra neden dut yemiş bülbüle döndüler?
Biz iç tahkimatın güçlendirilmesi için çaba sarf ederken, devlet millet el ele vermiş terörsüz Türkiye’nin inşası için mücadele verirken, Türkiye’nin kuşatılmaya çalışıldığını görmesine rağmen sesini çıkarmayan kifayetsizler hangi deliğe girdiler?
Ben size söyleyeyim: Onlar iftira derdine düşerken Devlet Bahçeli Halep’in kurtuluşu için mücadele ediyordu. Onlar yalanlarla 3-5 oy derdine düşerken; Devlet Bahçeli Lübnan’daki çıkarlarımızla, Suriye’deki çıkarlarımızla dertleniyor, stratejiler üretiyor, Türkiye’nin çıkarlarını gözeten bir devlet aklını ortaya koyuyordu.
Devlet Bahçeli terörü kökünden kazımakla, tehlikeli girdaplardan Türk milletini kurtarmak için gece gündüz ülkesini düşünüp “Benim Aklım Hep Türkiye’dir” diyordu. Tüm bunları Türk milletinin ferasetiyle dalga geçercesine, kamuoyunu yanıltmak pahasına kullanan ve siyasetçiyim diye gezinenlere söylüyorum: Türk’ün örfüne muvafık ve Türk’ün töresine müzahir davranmanız için halen geç değildir.
104 yıl önce İzmir’den denize dökülenlerin çıkarlarına hizmet etmeyi bırakıp 104 yıl önce namusu addettiği vatanı için can alıp can vermeye hazır Türk milletinin çıkarlarını gözetmeniz için zaman halen geçmemiştir. Hak ile batıl arasında tercih yapmak için, korkak gibi davranmak yerine kahramanca davranıp “ben de varım” demek için halen geç değildir.
Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mihenk taşı olan Terörsüz Türkiye’nin imarına bir tuğlada siziz koymanız için geç değildir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettikleri gibi; “Herkes bilmelidir ki, baktığımız yer Kocatepe, bastığımız yer Dumlupınar, bayraklaştığımız yer İzmir, gerekirse düşmanı batıracağımız yer de gene Ege’dir”
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Bornova İlçe Başkanımız Turan Otlu ve Değerli Yönetimini tebrik ediyor, kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağ olun var olun. Hepiniz Allah’a emanet olun.






YORUMLAR