Gelecek-Saadet Grubu İzmir Milletvekili Mustafa Bilici:" Sadakatin Liyakate Üstün Geldiği Bir Dönem"
EGEOLAY/Gelecek-Saadet Grubu İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, TBMM Genel Kurulu’nda Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025 Yılı Bütçe Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, hükümetin milli eğitim politikalarını sert bir şekilde eleştirdi. Öğretmenlerin sorunlarına dikkat çekti.
Editör: Ege Olay
15 Aralık 2024 - 17:07
“ATANAMAYAN ÖĞRETMEN SORUNUNU MİLLİ EĞİTİM AKADEMİSİ YOLUYLA ÇÖZMEK GÜNÜ KURTARMAKTIR.”
Konuşmasında, Milli Eğitim Akademisi’ni eleştiren Bilici, “Değerli arkadaşlar; atanamayan öğretmen sorununu Milli Eğitim Akademisi yoluyla çözmek, tam anlamıyla günü kurtarmaktır. Günü kurtarma gayesi dışında hiçbir pozitif amaca hizmet etmeyecek bu oluşum, iktidar sahiplerince ivedilikle yeniden değerlendirilmelidir.’’ Dedi.
‘’MİLLİ EĞİTİM AKADEMİLERİNİN KURULUŞ AMACI ATAMA BASKISININ EN TASARRUFLU ŞEKİLDE HAFİFLETİLMESİ İSTEĞİDİR.’’
Bilici, Milli Eğitim Akademileri’nin liyakatli öğretmen yetiştirme amacı taşımadığını, iktidarın tek derdinin üzerindeki atama baskısını hafifletmek olduğunu belirtti. Bilici konuşmasında ‘’ Nitekim bu yöntem ile öğretmen adayları, bir yıl sınava hazırlanacak; sınavı geçebilirse iki yıl akademi eğitimi alacak, akademi eğitimini başarıyla tamamlar ise üç yıl sözleşmeli öğretmenlik yapacak; ancak geçen altı yılın ardından meslek güvencesine kavuşabilecektir. İktidarın temel hedefi de bu süreçte zaman kazanmaktan başka bir şey değildir.’’ Dedi.
‘’İDARECİLER TAHSİLDAR, OKULLAR TİCARETHANE’’
Bilici konuşmasında, yetersiz ödenekler nedeniyle velilerden bağış toplanmasının kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. Bilici, ‘’Şayet itibardan doğru yerlerde tasarruf edilirse bu gibi ihtiyaçların doğmayacağı aşikardır. Bu sebeple velilerden bağış adı altında para toplama girişimlerine kesinlikle müsaade edilmemelidir.’’ Dedi.
“ÖĞRETMENLER YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA MAAŞ ALIYOR”
Bilici, birçok öğretmenin yoksulluk sınırının altında maaş aldığını belirtti. “Öğretmen maaşlarının TÜRK-İŞ’in açıkladığı yoksulluk sınırı olan 67.000 TL’nin altında kalması hiçbir şekilde kabul edilebilecek bir husus değildir. Fakat ne yazık ki bugün birçok öğretmenimiz yoksulluk sınırının altında maaş almaktadır.’’ Dedi.
‘’SADAKATİN LİYAKAT KARŞISINDAKİ DÖNEMSEL ÜSTÜNLÜĞÜ TOPLUMUN ZİHNİNE YERLEŞTİRİLMİŞTİR’’
İçinde bulunduğumuz dönemde liyakate gerekli önemin verilmediğini eleştiren Bilici, iktidarın liyakatli olan ile değil sadakatli olan ile işi olduğunu belirti.’’ Bilici iktidarın eğitim politikalarında vaat ettiği birçok şeyi başaramadığını fakat sadakatin liyakatten üstün olduğu algısını insanlarımızın zihnine ustalıkla yerleştirdiğinin altını çizdi. Bilici konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
‘’Mülakatın kaldırılması girişimlerinin yalnızca lafta kalacağı gerçeği, ehliyet ve liyakatin ülkemizde geldiği durum açısından düşündürücüdür. Sadakatin liyakat karşısındaki dönemsel üstünlüğü ne yazık ki insanlarımızın ve hatta eğitimcilerimizin dahi zihinlerine yerleşmiş bulunmaktadır. İktidar, vaat ettiği birçok şeyi başaramamıştır fakat; sadakatin liyakatten daha kutsal bir kavram olduğunu tüm toplumun zihnine yerleştirmeyi başarmıştır. Bu noktada iktidar uygulamalı eğitim kavramının başarılı bir örneğini hepimize göstermiştir.’’
Konuşmasında, Milli Eğitim Akademisi’ni eleştiren Bilici, “Değerli arkadaşlar; atanamayan öğretmen sorununu Milli Eğitim Akademisi yoluyla çözmek, tam anlamıyla günü kurtarmaktır. Günü kurtarma gayesi dışında hiçbir pozitif amaca hizmet etmeyecek bu oluşum, iktidar sahiplerince ivedilikle yeniden değerlendirilmelidir.’’ Dedi.
‘’MİLLİ EĞİTİM AKADEMİLERİNİN KURULUŞ AMACI ATAMA BASKISININ EN TASARRUFLU ŞEKİLDE HAFİFLETİLMESİ İSTEĞİDİR.’’
Bilici, Milli Eğitim Akademileri’nin liyakatli öğretmen yetiştirme amacı taşımadığını, iktidarın tek derdinin üzerindeki atama baskısını hafifletmek olduğunu belirtti. Bilici konuşmasında ‘’ Nitekim bu yöntem ile öğretmen adayları, bir yıl sınava hazırlanacak; sınavı geçebilirse iki yıl akademi eğitimi alacak, akademi eğitimini başarıyla tamamlar ise üç yıl sözleşmeli öğretmenlik yapacak; ancak geçen altı yılın ardından meslek güvencesine kavuşabilecektir. İktidarın temel hedefi de bu süreçte zaman kazanmaktan başka bir şey değildir.’’ Dedi.
‘’İDARECİLER TAHSİLDAR, OKULLAR TİCARETHANE’’
Bilici konuşmasında, yetersiz ödenekler nedeniyle velilerden bağış toplanmasının kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. Bilici, ‘’Şayet itibardan doğru yerlerde tasarruf edilirse bu gibi ihtiyaçların doğmayacağı aşikardır. Bu sebeple velilerden bağış adı altında para toplama girişimlerine kesinlikle müsaade edilmemelidir.’’ Dedi.
“ÖĞRETMENLER YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA MAAŞ ALIYOR”
Bilici, birçok öğretmenin yoksulluk sınırının altında maaş aldığını belirtti. “Öğretmen maaşlarının TÜRK-İŞ’in açıkladığı yoksulluk sınırı olan 67.000 TL’nin altında kalması hiçbir şekilde kabul edilebilecek bir husus değildir. Fakat ne yazık ki bugün birçok öğretmenimiz yoksulluk sınırının altında maaş almaktadır.’’ Dedi.
‘’SADAKATİN LİYAKAT KARŞISINDAKİ DÖNEMSEL ÜSTÜNLÜĞÜ TOPLUMUN ZİHNİNE YERLEŞTİRİLMİŞTİR’’
İçinde bulunduğumuz dönemde liyakate gerekli önemin verilmediğini eleştiren Bilici, iktidarın liyakatli olan ile değil sadakatli olan ile işi olduğunu belirti.’’ Bilici iktidarın eğitim politikalarında vaat ettiği birçok şeyi başaramadığını fakat sadakatin liyakatten üstün olduğu algısını insanlarımızın zihnine ustalıkla yerleştirdiğinin altını çizdi. Bilici konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
‘’Mülakatın kaldırılması girişimlerinin yalnızca lafta kalacağı gerçeği, ehliyet ve liyakatin ülkemizde geldiği durum açısından düşündürücüdür. Sadakatin liyakat karşısındaki dönemsel üstünlüğü ne yazık ki insanlarımızın ve hatta eğitimcilerimizin dahi zihinlerine yerleşmiş bulunmaktadır. İktidar, vaat ettiği birçok şeyi başaramamıştır fakat; sadakatin liyakatten daha kutsal bir kavram olduğunu tüm toplumun zihnine yerleştirmeyi başarmıştır. Bu noktada iktidar uygulamalı eğitim kavramının başarılı bir örneğini hepimize göstermiştir.’’







YORUMLAR