''Adım Adım Işığa Giden Yol'' da Pelin Uzun İle Baş Başa

Özel Röportaj/Halime Erdoğan/EGEOLAY/Uzun süre çeşitli televizyon kanallarında yapımcılık ve sunuculuk yapan, çektiği belgesellerle bizleri düşündüren, hüzünlendiren bazen ağlatan fakat her daim umudumuzu diri tutan Pelin Uzun ile Retronom’da bir araya geldik.

''Adım Adım Işığa Giden Yol'' da Pelin Uzun İle Baş Başa

Özel Röportaj/Halime Erdoğan/EGEOLAY/Uzun süre çeşitli televizyon kanallarında yapımcılık ve sunuculuk yapan, çektiği belgesellerle bizleri düşündüren, hüzünlendiren bazen ağlatan fakat her daim umudumuzu diri tutan Pelin Uzun ile Retronom’da bir araya geldik.

''Adım Adım Işığa Giden Yol'' da Pelin Uzun İle Baş Başa
29 Haziran 2019 - 15:42

Başarılı bir televizyoncu olmasının yanı sıra başarılı bir anne olan Pelin Uzun’un çocuklarından bahsederken gözlerinden sonsuz mutluluk ve gurur okunuyordu, tıpkı tüm çekimleri İzmir’de yapılan, beş engelli gencin hayatını konu edinen ‘’Adım Adım Işığa Giden Yol’’ filmini anlatırken olduğu gibi…
Heyecanlıydı, çünkü filmde başrol alan engelli gençlerden hayatlarına ve sanat yaşantılarına dair iyi haberler alıyordu. Onlar başarıya imza attıkça mutlu oluyor, tüm engellilerinde de hayata sımsıkı tutunmasını istiyor, hepsine umut olmayı amaçlıyordu. Başrol oyuncularını ve yapımcılığını üstlendiği filmi coşkuyla anlatıyor, anlatırken mavi gözlerini sonuna kadar açıyor, filmin senaristi ve yönetmeni olan eşi Sinan Uzun’a dönerek ‘’öyle değil mi Sinan?’’ diye soruyor, çoğu zaman cevabı beklemeden kaldığı yerden anlatmaya devam ediyordu.

Filmi Çekmeye Nasıl Karar Verdiniz?

120 bölüm süren engelli belgeseli çektim. Ben engelli kelimesini kullanmayı da sevmiyorum aslında, onlara özel insanlar diyorum. Bu belgesellerde özel insanların gerçek yaşantılarını ekranlara taşıdım. Belgesel çekimlerinde aileler, gençler, yetişkinler asla ekrana çıkamadıklarını belirtiyor ve çekimlerde çok mutlu oluyorlardı. Bizde bunu uzun metraj bir sinema filmi olarak planladık ve ekran engellerini bu şekilde kırabileceğimizi düşündük. Çünkü insanlar gördüklerine daha kolay alışırlar. Ekran bize her şeyi çok net gösterebilen bir mecra, bu sebeple bu filmi çekmeye karar verdik..
                                                                                 
Filmin Hikayesini Dinleyebilir Miyiz?

Filmin hikayesinde beş genç oynuyor, üçü bedensel, biri Down sendromlu, biri de görme engelli. Gerçek hayat hikayelerini anlatan, hayata dansla tutunma hikayelerini anlatan bir film bu, film ilk olarak dünya prömiyerini Hindistan’da yaptı. Yaklaşık 600 filmin seçildiği bir festivaldi bu. Bu 600 filmin içinde seçilen tek Türk Filmi bizdik. Daha sonra Londra, Afrika, Miami, Sırbistan, Antalya gibi birçok film festivalinde de yer aldı. Antalya Film Festivalinde özel gösterim aldı.
 
Nasıl Geri Dönüşler Aldınız, Filmin Yankıları Sizi Tatmin Etti Mi?

Film dünyada çok ses getirdi. Çok ilgi topladı. Türkiye’de ise hedeflediğimiz insan kitlesine ulaşamadık. Gişemiz yaklaşık 15000 oldu. Biz sosyal sorumluluk projesi de yürüttük. Kolejlerde özel gösterimler düzenledik. Özellikle okullar bizim için çok önemli, çünkü yaklaşık 20 yıl sonrasını baz alıyoruz. Özel insanlarla birlikte yaşama, onların yaşamını kolaylaştırma, onları hayatın içine dahil etme ve kendilerini toplumdan soyutlamamalarını sağlamak adına eğitsel bilinçlenmenin küçük yaşlarda çocuğa verilmesi, öğretilmesi taraftarıyız. Hayatta her şeyin var olduğunu, tüm ihtimallerin tüm insanlığı kapsadığını, ailemizin, arkadaşlarımızın ya da kendimizin yarına engelli olarak devam etme olasılığının öğrenilmesi, çocuklarımızı hem engellilere davranış hem de sevgi yönünden besleyecektir. Çocuklar geleceğin doktorları, mimarları, belediye başkanları olacak. Şu an engelli vatandaşlarımızın yaşadığı sorunlara çözüm üretebilecek kişiler. Bu sebeple ne kadar çok kişiye ulaşılırsa filmin amacına ulaşacağına inanıyorum.

Daha Fazla İzleyiciye Ulaşmak İçin Projeleriniz Var Mı?
 
Görüştüğümüz bazı televizyon kanalları mevcut, teklifleri değerlendireceğiz. Bir platform belirlemek istiyoruz.

Oyuncularınızdan Bahsedecek Olursak, Onlardan Nasıl Geri Dönüşler eve Haberler Alıyorsunuz?
 
Filmde oynayan oyuncularımız için güzel başlangıçlar oldu. Oyuncularımızdan ikisi balet, bir tanesi başarılı bir baletken geçirdiği trafik kazası sonucu omurilik felci olmuş. Yine dansa geri döndü, bir tanesi dünya şampiyonu oldu, tekerlekli sandalyede, diğer dansçımız ise Rusya’da büyük bir dans grubunda ilk engelli dansçı olarak sahne aldı. Downsendromlu oyuncumuz Türkiye’de engelli olarak tek profesyonel fotoğrafçıdır. Yaklaşık 12 kişisel sergi açtı. Ümran Sevinç aynı zamanda Türkiye’de de çok bilinen biri, Absolut Kulak. Dünyadaki 10 kulaktan biri, görme engelli ve beş enstrüman çalmaktadır. Güzel Sanatlar mezunu bir arkadaşımızdır. Filmimizin müziklerini de kendisi seslendirdi. Film müzikleri yapıyor, görme engelli olduğu için evden çıkma konusunda sorun yaşıyor ve bu sebeple öğretmenlik yapamıyor.
 
Filmin Amacına Ulaştığını Düşünüyor Musunuz?

Aileler çok mutlu oldu, insanlara umut ışığı oldu. Bizim amacımız durumu normalleştirmek. Filmimiz özellikle sağlıklıyken bir kaza geçirip ardından hayatını farklı şekilde yaşamak zorunda kalan insanlar için  umut ışığı oldu. Çünkü o an çok karanlık bir an oluyor. Bir daha asla hayatlarının eskisi gibi olamayacağını, eskisi gibi yaşayamayacaklarını düşünüyorlar. Toplumumuzda ne yazık ki şöyle bir algı var, yanımızdan özel biri geçtiği zaman onun yapabileceği alanların kısıtlı olduğunu zaten direk bakışlarımızla empoze ediyoruz. Geçenlerde sosyal medyada akademisyen özel bir kadının paylaşımı gördüm ve çok etkilendim. Paylaşımında, ‘’Bugün katıldığım seminerde genç bir akademisyenden aferin aldım’’ yazmıştı. Yani hiçbir kötü niyetimiz olmasa dahi nasıl davranılması ve konuşulması yönünde toplum olarak büyük eksiklerimiz var ve engelli akademisyen tekerlekli sandalye ile akademik kariyer yaptığı için kendisinden yaşça küçük olan bir meslektaşından duyduğu belki hayret, belki hayranlık içeren bilemeyiz ama yaşadığı kırgınlığı dile getiriyor. Biz bu film ile hayatın her anında herkesin bir kırılma yaşayabileceğini fakat tekrar yoluna devam edebileceğini göstermiş olduk. Sosyal medyadan 10 binlerce mesaj alıyoruz, filmi nereden izleyebilecekleri yönünde. En kısa zamanda bir televizyon kanalı ile anlaşarak taleplere de cevap verebilirsek çok mutlu olacağız.
 
Filmde Usta Oyuncular Rol Alıyor

Evet Haldun Dormen, Asuman Dabak, Süreyya Kilimci, Gazi Şeker ve Zeynep Gülmez gibi çok değerli ve usta oyuncular yer alıyor.Filmimizde şöyle bir ayrıntı var, profesyonel oyuncular yan karakterdeyken ana oyuncularımız gerçek özel insanlar.

Son Olarak Eklemek İstedikleriniz

Ekranda gördüğümüze daha çabuk alışırız, tek amacımız filmimizi çok geniş kitlelere ulaştırabilmek. Ne kadar çok insan izlerse o kadar çok bilinçlenme olacak. Nasıl davranmamız gerektiğini de çözeceğiz.
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum