Reklam
Reklam
Dyt.Güner Erbay

Dyt.Güner Erbay

[email protected]

BÜYÜCÜ GOŞA

09 Şubat 2026 - 12:48

Sosyal medyada son günlerde  sürekli adrenokrom kullanan Hollywood ünlülerinin  ve pedofili eylemlerini gerçekleştiren kişilerin fotoğrafları önümüze çıkıveriyor. Her iki durum yeni ortaya çıkarılmış bir durum olmamakla beraber, her nedense sanki bugün ortaya çıkmışcasına gündem oluşturuluyor. Birileri bu konuyu gündemimize oturttu. Konu uzun yıllardır bilinmesine rağmen şimdi her yönüyle gözümüze gözümüze sokuluyor. Bütün bu iğrençliklerin, bunca sene sümen altı edilerek şimdi sevis edilmesinin, tam olarak bilemediğimiz ve bilemeyecegimiz önemli  nedenleri olsa gerek!!! 

Atatürkümüzün çocuklara verdiği önemi biliyoruz. İki milli bayramımızın birisini çocuklara,  diğerini gençlere armağan etmesi, milletimizin istikbali olmaları nedeniyle olsa da, bir diğer nedeni bu gerçeğin her an akıllarda tutmasını sağlayarak yetişmelerine gereken önemi ve desteği vermek olsa gerek. İstikbalimizi iyi yetiştirmemiz gerekiyor. Çocukları  nitelikli insanlar olarak  yetiştirmek nitelikli bir ülkeye sahip olmak demek! Son yıllarda organ mafyasının eline düşen insanların olduğu ve bu konuda  ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini anlatan videolar da yayınlanıyor. Bu videolarda da genellikle çocuklar hedef alınıyor. Sokakta belde tanımadığımız hiç kimseden bir şey almamamız gerektiğini, hatta bırakın bir şey almayı  yanımıza bile yaklaştırmamamız gerektiğini  ve de kimseye yardım etmeye yeltenmememiz gerektiğini  anlatan videolar bunlar! Maddi kazanç için yapılan dolandırıcılıklar ise ayrı bir konu! 

Eskiden, yani benim çocukluğumda yabancılardan,  hatta az tanıdığımız tanıdık insanlardan bile  bir şey alıp yemememiz gerektiği anlatılırdı. Bunun iki sebebi vardı. Bu nedenlerden ilki temiz yapılmış olmayabileceği endişesiydi,  diğeri ise büyüsel işlemlerden geçmiş olma ihtimaliydi! Yiyeceği yediğimizde büyünün amacının gerçekleşir endişesi vardı!  Ayrıca büyüsel işlemlerde kullanılan materyallerin genellikle oldukça pis nesneler olduğunu da biliyoruz. Bildiğim kadarıyla tüm bu işlemler hiristiyanlık, yahudilik dünyasından bizim dünyamıza sirayet ediyor ve bu nedenle olsa gerek en çok  papaz büyüsünden korkuluyor. Bu büyüye çözülmesi çok zor deniyor. Dinimiz islamiyet tüm büyüsel işlemleri yasaklar ve büyünün Allaha şirk koşmak olduğunu, bu nedenle affının mümkün olmadığını söyler! Diğer dinlerde de yasaklanmıştır.

Benim çocukluğumda, televizyon henüz evlerimize girmemisti. Bu nedenle bizler, belki de  masallarla büyüyen son çocuklar olduk çünki kardeşim doğduğunda televizyon evlerimize girmişti. Tüfek icat oldu mertlik bozuldunun ilk basamağı da bu oldu sanırım. Son basamağı ise   şimdilik cep telefonlarıyla birlikte cebimize giren İnternet olsa gerek...Masallarda değişik karakterlerin yanında  büyücüler yer alırdı. Örneğin  Aslı ile Keremde Aslı'nın üvey annesi bir büyücüdür ve Aslı'ya yaptığı büyü ile masalın son safhasında Kerem ile Aslı kavuşmasına rağmen, Aslının elbisesinin kendi kendine iliklenen düğmeleri yüzünden Kerem öyle bir ah çeker ki, bu ahın ateşiyle  ikisi de yanarak can verir. Pamuk prensesin üvey annesi kraliçe de bir büyücüdür. Hansel'le Gratel'de yine büyücü bir kadının eline düşer!  Masallara dikkat etmek gerekir. Masallarda anlatılan her şeyi uydurma hayaller olarak algılasak da, aslında gerçek başkadır. Masallar bizlere geçmiş dönemlerde ne olup bittiği hakkında ip uçları verir, tıpkı deyimlerimiz ve atasözlerimiz gibi!  Ortaçağ   hiristiyan dünyasında bir çok kadın, büyüler yaptığı gerekçesiyle cadı ilan edilmiş  ve  yakılarak öldürülmüştür. Bu da bize o tarafta bu işlerle ne kadar çok uğraşıldığını gösterir. Hayatımda okumaya başlayıp yarım bıraktığım kitabım hiç olmamıştır. Başladığım bir kitabı ne kadar sıkılırsam sıkılayım bitirmeden bırakmam fakat  bu durum  bir kitapta bozuldu. Çok seneler evvel Gülün Adı adlı kitabı bitiremedim. Bitiremedim çünki kitapta papazların yaptığı anormal ayinler benim okuyabileceğim cinsten değildi. Bunlar, minik bebekleri aralarında top olarak kullanıyor, sonunda da kanlarını içiyordu ve tüm bunları ayin olarak yapıyorlardı. Dan Brown'un kitaplarında geçen ayinler ve  ritüellerde dikkatli bakıldığında alt zeminde Gülün Adındaki bu  ayinleri  hatırlatır! 

Çocukluğumu Allahın bir lütfu olarak dolu dolu yaşadım diyebilirim. Bunun da en büyük nedenini doğa oluşturur. Doğa içinde oldukça özgür bir çoçukluk, bir çocuğa verilebilecek en büyük ve en  güzel hediyedir.  Bu muhteşemliğin bir ayağını ise  dönemin çizgi romanları oluşturuyordu. Bunlardan birisi de Tarkan'dı. Tarkan'ı hürriyet gazetesinde rahmetli Sezgin Burak çizerdi. Değişik maceraların içinde zaman zaman ortaya çıkan büyücü Goşa diye bir karakter vardı. Büyücü Goşa sarışın çok güzel bir kadındı ve Tarkan'ı istiyordu. Maceraların sonunda, Tarkan  bir şekilde  Goşadan kurtulur, tam bu esnada Goşa şekil değiştirerek çirkin ve yaşlı bir kadın haline gelirdi çünki içtiği  güzellik ve gençlik iksirinin etkisi geçerdi. Yaşlanmayan ve yaşlanmadığı gibi, gittikçe güzelleşen  Hollwood  yıldızlarını gördükçe aklıma  hemen büyücü Goşa geliyor. Bu yıldızlardan  bir kadın kendini bu sistemin dışında tutmuş. Bu kişi Julia Roberts, yani pretty women! Böylelikle gerçek hayatta da ruhunun pretty women olduğunu kanıtlamış durmda!  Bizde onun tahtına ise Özgü Namal oturmuş gibi gözüküyor. Yazdıklarımdan tıpta uygulanan  gençleştirme ile ilgili estetik işlemlerine karşı olduğum anlamı çıksın istemem. Yeni çıkan uygulamalara tedbirli yaklaşmak benim genel tavrım olmakla birlikte, herkes vicdan  sınırlarının içine girmeyen,  masum uygulamalardan istediğini deneyebilir; buna da kimsenin bir şey demeye hakkı olamaz.  Genç kalmak için, önüne çıkan her fırsatı, ruhunu şeytana satarak  değerlendiren, küçük çocuklardan işkence altında toplanan kanlardan  üretilen adrenokromu   kullanabilen insanlaraysa hiç kuşku yok ki insan denemez! Bu insanların yanında, her ne kadar büyücü Goşanın lafı olamasa da, karşıma çıkan her fotoğrafta beynimde büyücü Goşa canlanıyor.  Adrenokrom denen bu iksiri kullananların bunu üretenlerden  elbette ki bir farkı yok!  Bir çok büyücü Goşanın arasında, kendi yaşının getirdiği yüz çizgileriyle  Julia Roberts gerçek bir yıldız olarak  parıl parıl parlıyor. Diğerleri ise malum iksiri kullanarak  bir türlü yaşlanmak bilmeyen  genç suratları ve bedenleriyle  bir pislik çukuruna battıkça batıyor. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum