Dyt.Güner Erbay

Dyt.Güner Erbay

[email protected]

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

30 Ağustos 2025 - 13:02

Bugün Zafer Bayramımız. Okullar kapalı olduğu için kısmen daha sönük geçen bir  milli bayramımız olsa da, aslında en önemli olan bayramımız bu bayramımızdır çünki o vatanımızın, milletimizin esaretten kurtulmasının bayramıdır!
 
Bu bayram bana 3 kişiyi hatırlatır. Birincisi elbette büyük kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk, ikincisi Büyük Taarruz Sakarya Meydan Muharebesine katılmış olan dedem ve sonuncusu ise babaannemin annesi tingir o lakaplı hiç göremediğim Fatma ninem. Fatma ninem; kurtuluş savaşı için, İnebolu limanından Rusların gönderdiği cephanelikleri, İstiklal Yolundan Ankaraya taşıyan kafilede yürümüş ve eşini de  Çanakkale Savaşında şehit vermiş birisi!   Bu üç kişi Ağustos ayı boyunca sık sık aklıma gelir 
 
Dedem savaşın ilk gününde ve  ilk anlarında yaralanıp gazi olmuş birisi. Kendi sesiyle savaşı anlattığı kasetini  saklıyorum. Bu kaydın bir kopyası da kardeşimde duruyor. Yaralandıktan sonra Adana Dört Yolda bulunan hastaneye gönderiliyor. Dedem bu savaştan önce, İnönü savaşlarında da yer alıyor. Tüm bu savaşlarda  yaşadıkları bir yana; hastaneden iyileşip ayrılınca, Kastamonu Özbel köyüne ulaşabilmek için yaşadıkları ayrı bir ders hepimize.  Ayrı bir ders çünki her adımı buram buram sefalet kokan anılar bunlar. Savaş ve akabinde yaşananlar Victor Hugo'nun yazdığı Sefiller romanını kesinlikle aratmayacak türden anılar !!! 
 
Sefilleri çok küçük yaşta okumuştum. Yaşım itibarıyla anladıklarım, anlamam gerekenden oldukça az olmuştur mutlaka. Ne var ki bu açığı çocukların erişkinlere göre merhamet duygusundaki yüksekliği bir nebze de olsa kapatmıştır diye de düşünmüşümdür . Dedemse iyileştikten sonra  trenle Dört Yoldan Ankaraya geliyor fakat üstündeki giysiler yazlık! O ise kışın dönüyor köyüne ve maalesef aynı zamanda da sıtma!  Durumuna üzülen bir yaşlı amca onu ısıtması için namazlığını ( seccade) vücuduna iple sarıyor. Ankara'dan Kastamonu'ya gidebilmek için; Adana'da gömleğinin içine koyarak taşıdığı portakalları satıyor. Kastamonu kışlasında ise ayağındaki çarıklar parçalandığı için boşta duran bir ayakkabıyı kimse görmeden giyip oradan ayrılıyor. Ayrılıyor ama yaptığı nedeniyle korkuyor da. Köyüne ulaşamadan takati tükenip sıtma hastalığı da alevlenince bayılıyor. Nasıl oluyorsa, bir şekilde  babasına haber geliyor;  o da eşeği ile gelip dedemi bulunduğu yerden alıyor. Dedemin hikayesi elbette bu kadar değil. İnönü savaşlarında olanlar başka bir hikaye! 
 
Büyük ninem ise dediğim gibi, savaşa cephane taşıyor. Yol hattı, İnebolu Ankara hattı! Yolun adı İstiklal yolu. O dönemde, bu yolun oluşmasına büyük  katkılar veren gazete Kastamonu Açıksözde yazıyor olmak, benim için elbetteki  çok değerli. Fatma ninem boylu poslu,  gözü pek, dirayetli bir kadın. Köyümüzden gidenlerin arasına o da giriyor. Anlaşılan o ki; yürümeyi sevmesinin ötesinde,  vatanının özgürlüğüne katkıda bulunmayı arzuluyor ve arzusunu da layığı ile gerçekleştiriyor. 
 
Kendimi bildim bileli yürümeyi çok sevdim. Büyükannemin annesi Fatma ninemin hikayesini ayrıntılarıyla öğrenmem biraz geç oldu. Ona yürüyüşü nedeniyle tingir O  lakabı takıldığını da sonradan babamdan öğrendim. Tingir O,  ne demek diye sorunca tingir tingir yürüdüğü için öyle demişler yanıtını aldım. Tingir tingir yürümek ise,  hızlı ve küçük adımlarla yürüyünce oluşan bir yürüme şekli! 
 
1990 yılında, körfez savaşı nedeniyl, sağlık bakanlığı biz sağlık personelini, göç ederek ülkemize sığınan Peşmergelerle ilgilenmenizi için, geçici görevle doğuya göndermişti. Ben de Hakkariye gitmiştim. Orada İzmirli meslekdaşımla birlikte bir ay çalıştım. Yürüyüşümün özelliğini ilk defa ondan duydum. Sen piti piti yürüyorsun demişti. Nasıl yani deyince küçük ve hızlı adımlarla diye açıklamıştı. Şimdi yıllar sonra ninemin lakabını istinaden ve meslektaşımın  söylemine ve de yürümeyi çok sevmeme istinaden anladım ki,  yürüyüş şeklimi Fatma ninemden almışım. Ondan başka özellikler de aldım mı bilmiyorum fakat anlaşılıyor ki onda büyük bir mücadele azmi varmış. Umuyorum ki,  hayat yolunda yürüme azmi bana da geçmiş olsun ve bayramımız hepimize kutlu olsun.
Dyt. Güner Erbay

YORUMLAR

  • 0 Yorum